Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

eğri ne demek?

 - 10 sözlük, 14 sonuç.

BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

eğri anlamı
bakınız» kavis

BSTS / Geometri

Eğri anlamı
bakınız» Eğri çizgi.

BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü

eğri anlamı İng. curve Osm. münhani Lat.curvus Alm. Kurve Fr.courbe
1- Bir sürekli (…)işlevi. 2- Bu işlevin görüntüsü. 3- Bu işlevin çizgesi.
eğri anlamı İng. curve Alm. Kurve Fr. courbe Az. eyri
R'nin bir I aralığından bir E topolojik uzayına giden sürekli bir a fonksiyonu veya bu fonksiyonun görüntü kümesi.

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

eğri anlamı İng. curve Alm. Kurve Fr. courbe
Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

eğri anlamı Osm. münhani Fr. courbe
(matematik)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

eğri anlamı
Düven oku. (*Fatsa -Ordu)

Güncel Türkçe Sözlük

eğri anlamı
sf. 1. Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı: Eğri bir yol. 2. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves: Eğri kılıç. 3. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail: Eğri bir masa. 4. zf. Yanlış bir biçimde: "gazetecilik bu oğlum, eğri, doğru yazılıp çıkmalı." -M. Ş. Esendal. 5. is. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi: Sıcaklık eğrisi. Hava nemi eğrisi. 6. is. mat. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.

Tarama Sözlüğü

eğri anlamı
Çevgân, ucu baston gibi eğri ağaç.

Türkçe - İngilizce

eğri anlamı
isim
1) curve
2) graph
3) trajectory
sıfat
1) crooked
2) skewed
3) bent
4) oblique
5) skew
6) warped
7) slanting
8) cambered
9) sloping
10) aslant
11) aslope
12) wry
13) cockeyed
14) untrue
15) slouching
16) sinuous
17) awry
18) tortuous
19) slouchy
20) out of the straight
zarf
1) awry

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

eğri anlamı
Yün eğirmeye yarayan araç, kirmen

Denizli, Beşikdüzü *Vakfıkebir -Trabzon

eğri anlamı
Sarı çiçek açan kısa boylu, bir ağaç.

Kaptanpaşa köyleri *Çayeli -Rize

eğri anlamı
Bıçak.

-Zonguldak ve çevresi
bağlıca *Ardanuç -Artvin
-Ankara

eğri anlamı
Tek hayvanla çekilen arabalarda iki ucu oklara geçirilen eğri ağaç kısım.

Çöplü *Çivril -Denizli
*Maçka -Trabzon

eğri eş anlamlısı

eğik
is. 1. mat. Dik veya paralel olmayan doğru. 2. sf. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev. 3. sf. Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan. 4. sf. Bükülmüş: "Başı yine yere eğik, sol kolu yine kalçasındaydı." -Ö. Seyfettin.
eğmeçli
sf. Eğmeci olan, kavisli, mukavves.
mail
sf. (ma:il) esk. 1. Eğilimi olan. 2. Eğik. 3. Benzeyen, andıran.
mukavves
sf. esk. Kavisli, eğri, eğmeçli.

eğri zıt anlamlısı

doğru
sf. 1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. 2. Gerçek, yalan olmayan: Doğru haber. 3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur." -A. Gündüz. 4. is. Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz." -N. Ataç. 5. is. mat. İki nokta arasındaki en kısa çizgi: İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir. 6. zf. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: Çocuk doğru okudu. 7. zf. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. 8. zf. Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu." -F. R. Atay. 9. e. Karşı yönünce: "Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu." -Y. Atılgan. 10. mec. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

"eğri" için örnek kullanımlar

Akaydın'ın adı eğri büğrü işlerle hiçbir zaman anılmamıştır.
Crooked Akaydın name was not named in no time jobs.
Kaynak: haberler.com
Fakat eğri oturup doğru konuşalım bu çocukları biz yetiştiriyoruz.
However, we are raising these kids talk about the right to sit crooked.
Kaynak: yenialanya.com
Ucu eğri fondöten fırçasının ucuyla yüzünüze parti parti yedirin.
The tip of the tip of the curve on your face party, party, eat your foundation brush.
Kaynak: hurriyet.com.tr
Deveye sormuşlar boynun niye eğri diye O da nerem doğru ki demiş.
Where is he right curve, he asked a camel neck that says why.
Kaynak: canakkaleolay.com
3-Boyutlu Uzayda Eğrilik Tanımı: 3-boyutlu Öklit uzayında bir eğri düşünelim. Koordinat merkezinden eğri üzerindeki bir noktaya ulaşan konum
Kaynak: Eğrilik
Matematik te bir çizgi integrali (bazen yol integrali, eğri integrali veya eğrisel integral de denilir), integrali alınan fonksiyon un bir
Kaynak: Çizgi integrali
Hattat, (Arapça : خطاط) Arapça 'da güzel yazı yazan anlamına gelen, eğri kesilmiş kalem (kurutulmuş bir kamış) ile (Arap , Fars , Osmanlı
Kaynak: Hattat
, Bir Osmanlı kılıcı , efelerin belindeki uzun bıçak, manisanın yuntdağ köylerinde yılan bıçağı denen cobanların kullandığı uzun eğri pala.
Kaynak: Yatağan
Klasik elektromanyetizma da Amper yasası (1826'da André-Marie Ampere tarafından bulunmuştur) kapalı bir eğri üzerinden integrali alınmış
Kaynak: Ampère yasası
Yay (silah), ok atmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış, eğri çubuk şeklinde bir silah. Yay (makine elemanı), makine
Kaynak: Yay
Doğru (geometri), düz bir eğri. Doğruluk (felsefe), gerçek ile uyumlu olma hâli. Doğru, mantıkta Boole'sal (Boolean) bir veri tipi.
Kaynak: Doğru
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.