Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

farksız ne demek?

 - 2 sözlük, 2 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

farksız anlamı
sf. Farkı olmayan: "Aslına bakarsan benim hâlim de ondan farksız." -A. Ümit.

Türkçe - İngilizce

farksız anlamı
sıfat
1) indistinguishable
2) same
3) indifferent
4) alike
5) undistinguished
zarf
1) nothing less than
2) the same

"farksız" için örnek kullanımlar

Yozgat'tan alınan haberde kadının 8 martı diğer günlerden farksız.
Different from the other days of the report, the woman Yozgat March 8.
Kaynak: kirikhan.net
İkinci yarı oyun, İstanbul'da hakim olan poyrazdan farksız başladı..
The second half the game, started in Istanbul identical to the prevailing northeasterly ..
Kaynak: spor.gazetevatan.com
Kredi kartlarına vade farksız 36 aya kadar taksit imkânı sunuyoruz.
Credit cards offer an interest free installments up to 36 months.
Kaynak: hakimiyet.com
Jessica Chastain eski Hollywood divalarından farksız görünüyordu.
Jessica Chastain looked identical to the old Hollywood divas.
Kaynak: yeniasir.com.tr
Viraga erdemini edinen kişiye ıstırap ve zevk birbirinden farksız gelir; hiçbir tutkusu, hiçbir hırsı kalmamıştır. birbirinden farksız
Kaynak: Viraga
Diskin her yanı farksız olmalıdır. Erkeklerde disk çapı 219-221 mm., bayanlarda 180-182 mm. arasındadır. Atma Dairesi: Dairenin çapı 2,5
Kaynak: Disk atma
XML'in Javascript ile çok da iyi kullanılamamasından ötürü tercih edilir, klasik DOM ağaçlarından farksız bir yapıya sahiptir.
Kaynak: JSON
"Erika denen o şeytan, büyük ekran bu televizyonun üstüne biblo gibi kurulup sincap kuyruğundan farksız kuyruğunu keyifle oynatmaya başladı
Kaynak: Nöbetçi Ayakkabıcı Dükkânı
Avrupada'ki örneklerinden farksız olan intihar vakaları üzerine şarkının radyolarda çalınması yasaklanmış fakat bu durum II. Dünya Savaşı
Kaynak: Gloomy Sunday
Genellikle Ceres ve Eris'te gezegen olarak bilinsede aslında onların kaderleride Plüton'dan farksız değildir. | + align bottom style"
Kaynak: Büyüklüğüne göre Güneş Sistemi'ndeki cisimler dizini
Kayıp Koloni Dünya: Artık insanlardan farksız hale gelmişlerdi. Fakat metalik modelleri de kullanmaya devam ediyorlardı. Hatta bütün ağır
Kaynak: On İki Koloni
Buffy Willow'a bunun boşa kürek çekmekten farksız olacağını söyler ve Dawn'u Spike 'ın yer altındaki sığınağına götürür. Buffy Willow'u
Kaynak: Tough Love
Köşkün sahibi yaşlı Bayan Inglethorp un yardımcısı Bayan Howard, 'Zavallı Emily, hepsi köpekbalığından farksız.' diyerek evden çıkar.
Kaynak: Ölüm Sessiz Geldi
Bilim adamı ve mucit Alexander Hartdegen (Guy Pearce) zamanın da bir boyut olarak diğer üç boyuttan farksız olduğunu ve bu boyutta da aynı
Kaynak: Zamanda Yolculuk (film, 2002)
Ancak Mehmet Ziyaeddin Efendi son derece mütevaziydi ve herhangi bir vatandaştan farksız olarak rahatlıkla halk arasında dolaşmıştır.
Kaynak: Şehzade Mehmet Ziyaeddin Efendi
İnsanların arasında, birer insandan farksız olarak yaşamakta ve çalışmaktadırlar. Etraflarındaki ortamlarda bulunan işlemcileri kullanarak
Kaynak: Adsız İnsanlık
Babası Margeret'a o dönemde erkeklerin alabildiği eğitimden farksız bir eğitim sundu ama bunun yanında o dönemdeki kadınların okuduğu
Kaynak: Margaret Fuller
Diğer incir kuşlar ından farksız olarak, görünümleri yerle aynı renkte, üst taraf kahverengi renkte ve alt taraf sarımsı koyu çizgilidir.
Kaynak: Dağ incir kuşu
tarihinde siteye girilen yazıların artık forum sayfalarındaki yazılardan farksız olduğunu ve bunun kontrolünün zor olduğunu belirten 12
Kaynak: Ekşi Sözlük
450'de Çin kuvvetlerini dağıtarak Gök ırmak'a kadar ilerleyen Tai Wu Di, Çin askerlerini "taydan ve düveden farksız" olarak nitelerken
Kaynak: Tabgaçlar

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.