Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

fırın ne demek?

 - 7 sözlük, 8 sonuç.

BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü

fırın anlamı İng. furnace, oven, kiln Alm. Ofen Fr. four
Özdekleri yüksek sıcaklıkta ısıtmaya, eritmeye ya da sertleştirmeye yarayan aygıt.

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

fırın anlamı İng. furnace Alm. Ofen Fr. four, fourneau
Sıvı ya da gaz yakıtlarla ya da elektrik erkesiyle ısıtılarak, içinde ısıl işlem yapılan aygıt.

Güncel Türkçe Sözlük

fırın anlamı
is. 1. İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak: Pastacı fırını. 2. sf. Bu ocakta pişirilmiş. 3. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. 4. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet: Elektrik fırını. 5. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

Kimya Terimleri Sözlüğü

fırın anlamı İng. furnace Alm. Ofen Fr. fourneau
Yüksek sıcaklıklara ısıtma amacıyla kullanılan, iç cidarı ateş tuğlası ile astarlanmış, metal muhafazalı, dirençli elektrik arklı ve indüksiyon akımları ile veya bir gaz yakıtla ısıtılan çok değişik tipleri olan, kapatılabilir mekan.

Türkçe - İngilizce

fırın anlamı
isim
1) oven
2) furnace
3) bakery
4) kiln
5) stove
6) cooker
7) hearth
8) roaster
9) bakehouse

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

fırın anlamı Rum.fóurnos
1. Her yandan aynı derecede ısı alarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak:§ "... ileri sürülen fikirler, fırınlar dolusu ekmeğin yanında..." -Peyami Safa, Sosyalizm-Marksizm-Komünizm, 50. § "Bu ağustos sonu sabahı bütün sokaklar, bir fırın ağzı gibi insanı kapıyordu." -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 19. § "Bir kız ile bir delikanlı arasında mercimeği fırına vermek kibar tabakasından da görülür." -Ahmet Midhat Efendi, Jön Türk, 76. § "Eskişehir'deki fırınında o yeşilleri, mavileri ne yapıp yapıp tutturacakmış." -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 27. § "Zazalar fırıncılık, kadayıfçılık gibi hirfetleri öğrenebiliyorlar." -Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, 27. § "Ne kadar doğru; bu fırın hayatım." -Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 29. 2. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân: § "Köşedeki fırına soruversen." -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar (Evcilik Oyunu, Tombala, Çatıdaki Çatlak), 145. § "Has fırın kapısına varıncaya kadar" -Ahmet Rasim, Tarih ve Muharrir, 11. §"Fakat şimdi fırınlarda bakkal dükkânlarında, mağazalarda, manavlarda hapsedilmiş." -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 172. 3. Isı verici bir düzenekle çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet: § "Fırınını, buzdolabını, giysilerini…" -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 171. § "Onu gülümseyerek dinlediğini fark edince suç işlemiş gibi toparlanan Viki mutfağa girdiğinde bu küçük ve mütevazı köyevinde son model buzlanmayan derin donduruculu bir buzdolabı ve turbo fırın görünce şaşırdı." -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 82. 4. Bir maddeyi fiziksel veya kimyasal değişikliğe uğratmak amacıyla ısıtılan alet: § "Seferi bir fırının verimini, bütün bir topçu veya süvari bölüğü hayvanlarının nallanmasının ne kadar vake muhtaç olduğunu doğrusu doğrusuna biliyordu." -Ruşen Eşref Ünaydın, C. XI, 228. 5. Fırında pişirilmiş: § "... fırında makarnayı davetlilerin hayret dolu bakışları arasında yemiş ve hazmetmiş." -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 49.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

fırın anlamı
(< Yun. Furun) fırın
fırın anlamı
< Rum. phurnos: fırın. || fırun

"fırın" için örnek kullanımlar

'Taş fırın erkeği' olmak sadece erkeklerin istediği bir şey değil.
'Stone Oven man' is not something to be desired only by men.
Kaynak: sabah.com.tr
Konuşmaların ardından 54 fırın çalışanına sertifikaları verildi.
After the speeches were given certificates of 54 employees in the oven.
Kaynak: haber3.com
Kolivar, ''Mesela en küçük ilçelerden biri Bayrampaşa'da 52 fırın var.
Kolivar,'' For example, one of the smallest towns have Bayrampaşa 52 oven.
Kaynak: haber.mynet.com
Biberleri ızgaraya yakın olacak şekilde fırın tepsisine koyun.
Put the peppers in the oven tray as close to the grill.
Kaynak: hurriyet.com.tr
Mikrodalga fırını (MD), yiyeceği ısıtmak için mikrodalga ları, yani radyo dalgaları nı kullanan bir fırın çeşididir. Tarihçe
Kaynak: Mikrodalga fırın
Bu tanıma göre yansımalı fırın lar (İng: reveberatory furnace) haricinde kalan bütün demirci ocakları (İng: bloomery), kalay üfleme
Kaynak: Yüksek fırın
Yere çukur kazılarak yapılan özel bir fırın a da tandır denir. Eskiden kış soğuk geçen yerlerde alçak dört köşe bir masanın altına bir
Kaynak: Tandır
Hoffman pişirme teknolojisi yanında suni kurutma yapılmış, tünel fırın teknolojisi doğal kurutma ile beslenmiş, tünel pişirme sistemi
Kaynak: Tuğla
Fırına keşkek "vurmak" isteyen ev hanımları keşkek çömleklerini sabah saatlerinde fırın a götürür, akşam saatlerinde almaya giderlerdi.
Kaynak: İskilip keşkeği
Fırınlama için kullanılan fırın larda ısı kaynağı elektrik veya odun olabilir. odunla çalışırlar. Mikrodalga fırın lar ise radyo dalgaları
Kaynak: Fırınlama
Hazırlanan etli ekmek içeriği odun fırın ına götürülür. Fırıncı eli ile uzunlamasına açtığı hamura bu karışımdan bir avuç kadar koyar ve
Kaynak: Etliekmek
İlk fırın lar taşlar ve kızgın korların döşendiği çukurlardı. insanlar, toprakta çukur açmak yerine toprağın üstünde fırın yapmayı öğrendiler.
Kaynak: Aşçılık
aşırı koku yapmayan cinsten yemek yeme ve pişirme özellikle microdalga fırın kullanımının yaygınlaşmasıyla mimari açıdan daha geniş alan
Kaynak: Amerikan mutfak (mimari)
Yine aynı dönemde toprağın pişirilmesi için ilkel fırın lar da kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde Anadolu 'nun pek çok yerleşim yerinde
Kaynak: Çömlekçilik
kavurması, peynir (istenirse çikolata) koyulması ve fazla hamurla oynamadan yağlanmış tepsi ye konularak yüksek ayarlı fırın a verilerek pişirilir.
Kaynak: Kete
Bir idare binası, sekiz aceze dairesi, çocuk yuvası, revir ve hastane , cami , kilise , sinagog , iş ocakları, aş ocağı, fırın , hamam ,
Kaynak: Darülaceze
Genellikle bu atıkgaz fırın , şömine , hazne , soba gibi ekipmanlarda oluşur. Baca etkisini arttırmak için baca ekipmanları dikey veya
Kaynak: Baca
steelmaking, BOS veya BOF) ya da diğer adıyla LD konverteri, yüksek fırında üretilen sıvı ham demirin çeliğe dönüştürülmesinde kullanılan fırın
Kaynak: BOS
birikimleriyle yaptırdığı Üsküdar 'daki Gülfem Hatun Camii ile mektep ve türbesine; ve 34 oda, 11 ev, 6 dükkan, 1 bahçe ve fırın vakfetmiştir.
Kaynak: Gülfem Hatun
Kaynakları ve Teknoloji eğitimi (ORT ) yoksul Yahudilere eğitim yardımında bulunup kaşer şarap, ekmek, tavuk ve fırın yemekleri satmaktadır.
Kaynak: Mumbai Yahudi cemaati
Jambon fırın da pişirilerek sıcak servis yapıldığı gibi soğuk et olarak sandviç hâlinde de yenebilir. Avrupa ülkelerinde ve ABD 'de
Kaynak: Jambon

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.