Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

inanç ne demek?

 - 7 sözlük, 7 sonuç.

BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

inanç anlamı İng. belief Osm. itikat Alm. Glaube Fr. croyance
Bir şeyi güvenle doğru sayma tutumu. Bu anlamda: 1- Yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin olmayan bir şeyi doğru sayma; us yoluyle genel geçer bir doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine kurulmuş kanıtları, hiç bir kuşku duymaksızın onaylama. 2- Öznel olarak yeterli olan, ama nesnel olarak yeterli olmayan gerekçelerden ötürü bir şeyi doğru sayma. // Bu: a. usa uygun, b. duygulara uygun, c. istemeye uygun bir kanı ve onaylama olabilir. 3- Bütün yapıp etmelerimizin temelinde bulunan yaşamadan gelen zorunlulukla dış dünyanın (nesnelerin, başka benlerin, Tanrı'nın) var olduğunu kabul etme; bilimsel, ahlaksal, estetik ve fizikötesi açıklamalarda, önermelerin doğruluğunu onaylama. 4- (Hume'da) Alışkanlık kavramı ile bağlılık içinde temel kavramlardan biri: Bir algı ya da anıya bağlı duygu ; Hume'a göre var olma, algılanmış olma ile aynı şey olduğundan var olma algılanmadan edinilen bir inançtır. 5- Kişisel düşünmeye dayanmayan, ortaklaşa düşüncenin yansısı olan onaylama ve inanış. (Sanı olarak inanç.) 6- Yabancı bir yetkenin etkisiyle bir şeyi doğru sayma; bu anlamda inanç, inanılan, özellikle dinsel alanda doğru sayılan şeydir.

BSTS / Toplumbilim Terimleri

inanç anlamı İng. belief Osm. itikat Fr. croyance
Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme.

BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü

inanç anlamı İng. belief Osm. itikat, iman
Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri.

Güncel Türkçe Sözlük

inanç, -cı anlamı
is. 1. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma: "Otuz yıl boyu, Türk tiyatrosunun, Türk oyunları ile kalkınacağına inancını bir gün yitirmedi." -H. Taner. 2. Birine duyulan güven, inanma duygusu. 3. İnanılan şey, görüş, öğreti: "Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri." -N. Ataç. 4. din b. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat: "Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir." -Anayasa.

Kişi Adları Sözlüğü

İnanç anlamı Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
1. Bir düşünceye gönülden bağlılık. 2. Allah'a, bir dine inanma, iman. 3. Güven ve inanma duygusu.Cinsiyet: Kız
1. Bir düşünceye gönülden bağlılık. 2. Allah'a, bir dine inanma, iman. 3. Güven ve inanma duygusu.

Türkçe - İngilizce

inanç anlamı
isim
1) faith
2) belief
3) religion
4) conviction
5) creed
6) tenet
7) confidence
8) conscience
9) credo
10) cult
11) persuasion
12) opinion
13) faithfulness
14) dogma
15) reliance
16) affiance
17) credence
18) positiveness
19) opinions

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

inanç anlamı
Sözüne güvenilir, inanılır (kimse).

Gölcükler -İzmir
Çakırlar *Akşehir -Konya

inanç eş anlamlısı

akide
(I) is. (aki:de) din b. İnanç: "Ahmet Bey, dedi, kim olduğunuzu, akidenizi, kasabada, köylerde ne gibi faaliyet gösterdiğinizi biliyorum." -N. Hikmet.
akide
(II) is. (aki:de) Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri: "Ağızları ve elleri yaladıkları akideden kıpkırmızı bir hâlde geçiyorlardı." -Y. K. Beyatlı.
görüş
is. 1. Görme işi. 2. Gözle bir şeyi algılama yetisi. 3. Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret. 4. mec. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. 5. mec. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.
iman
is. (i:ma:nı) 1. din b. İnanç. 2. mec. Güçlü inanç, inan: "Kalpleri vatan aşkı ve imanı ile doluydu." -H. C. Yalçın.
itikat
is. (i:tika:dı) din b. 1. İnanma, inan. 2. İnanç: "Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı." -R. N. Güntekin.
öğreti
is. fel. 1. Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. 2. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin: "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu." -H. Taner. 3. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. 4. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.

"inanç" için örnek kullanımlar

Bu inanç özellikle Çin'de % 78, Hindistan'da % 75, Fransa'da % 70.
This belief, especially in China 78%, India 75%, France 70%
Kaynak: sabah.com.tr
İnanç açısından duyarlılıkları asla göz ardı etmeyeceğiz.
We will not ignore the sensitivity of Faith never.
Kaynak: haber7.com
Biz etnik ayrımcılığa karşıyız. İnanç ayrımcılığına karşıyız.
We are against ethnic discrimination. Practice against discrimination.
Kaynak: posta.com.tr
Sonuna kadar inandı ve direndi bu inanç bu güzel sonucu getirdi.
Believed, and this belief persisted until the end brought as a result of this nice.
Kaynak: blog.milliyet.com.tr
Akîde, Akâid veya İtîkâd (Arapça : عقيدة); İslam'ın inanç esasları nın bütünü olarak bilinir. Akaid medrese lerde İslâm î teoloji nin bir
Kaynak: Akide (din)
Batıl inanç , mantıksal bir temele dayanmayan inanç ve davranışlara denir. Bazen, nedenini bilmediğimiz davranışlarda bulunur ya da sözler
Kaynak: Batıl inanç
İtikâdî mezhepler ya da İnanç mezhepleri; inanç la ilgili konular İslam 'da başlangıçta bir fıkıh branşı kabul edilen kelâm , daha sonra
Kaynak: İtikadî mezhepler
Yahudi inanç esasları (İbranice : עיקרי האמונה היהודית) (Yidiş : אידישע אמונה פרינציפן) Her dinde olduğu gibi Yahudilik te de İman
Kaynak: Yahudi inanç esasları
Din, genellikle doğaüstü , kutsal ve ahlak i öğeler taşıyan, çeşitli ayin , uygulama, değer ve kurumlara sahip inanç lar ve ibâdet ler
Kaynak: Din
Muhammed-Ali" tanımlaması ile, Ehl-i Beyt ve On iki İmamlar sevgisini esas alan Anadolu 'ya özgü “nev'î şâhsına münhâsır” İslâm î bir inanç tır.
Kaynak: Alevilik
Ateizm ya da tanrıtanımazlık, tüm tanrı lara ve ruh sal varlıklara olan metafizik inanç ları reddeden ve var olan gerçekliği inanç
Kaynak: Ateizm
Polemik, belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması veya tam aksine inanç kurmaya, oluşturmaya yönelik tartışılan argüman
Kaynak: Polemik
Zihin kuramı inanç , niyet , istek , bilgi gibi zihinsel durumları kendisiyle ve başkalarıyla ilintilendirme ve başkalarının farklı inanç,
Kaynak: Zihin kuramı
Fides ("inanç") Roma mitolojisi nde inanç, vefa ve sadakatin tanrıçasıydı. İnancın kişiselleştirilmiş halidir. Capitol 'deki tapınağında
Kaynak: Fides
Tengricilik ya da Göktanrı dini tüm Türk ve Moğol halklarının, şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki inancıdır. Tengri'ye ibadet
Kaynak: Tengricilik

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.