Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

kambur ne demek?

 - 3 sözlük, 3 sonuç.

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

kambur anlamı
1. Ceket ve paltoların omuz kısımları ütülenirken kullanılan araç. (Bozova -Urfa) 2. Dikiş açmak için kullanılan tahta araç. (*Aksaray -Niğde)

Güncel Türkçe Sözlük

kambur anlamı
is. 1. Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. 2. Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı: "Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı." -Ö. Seyfettin. 3. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. 4. sf. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse): "Omuzları çökmüş, kambur bir dilenciye benzetiyorum kendimi." -A. Ümit. 5. mec. Sıkıntı, dert.

Türkçe - İngilizce

kambur anlamı
isim
1) humpback
2) hump
3) hunchback
4) hunch
5) crookback
6) humpy
sıfat
1) humped
2) hunchbacked
3) humpbacked
4) gibbous
5) crook-backed

kambur eş anlamlısı

dert
is. 1. Üzüntü: "Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper." -H. E. Adıvar. 2. Hastalık: "Hastayım derdime verem diyorlar." -F. N. Çamlıbel. 3. Ağrı. 4. mec. Sorun, kaygı: "Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti." -T. Buğra. 5. hlk. Ur: Boynunda dert çıkmış.
sıkıntı
is. 1. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı." -P. Safa. 2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm." -A. Gündüz. 3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim." -S. F. Abasıyanık. 4. Bulunmama durumu: "Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi." -İ. O. Anar. 5. mec. Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu." -B. Felek.

"kambur" için örnek kullanımlar

Kıvanç beyin hep kambur duruşunu anlamış değilim hâlâ.
I do not understand the brain is still proud of all hunched posture.
Kaynak: radikal.com.tr
Bu gidişe dur demezsek cari açığın bir numaralı sebebi olan enerji ithalatı ülke ekonomimizin üzerinde ciddi bir kambur oluşturmaya devam edecek.
This is the number one cause of the current account deficit, which do not say remedied economy countries on energy imports will continue to be a serious hump.
Kaynak: ilkehaberajansi.com.tr
Kambur, yönetmenliğini Atıf Yılmaz 'ın yaptığı, 1973 yapımı Türk filmi. Özet: yakınları tarafından hor görülüp, uğursuz sayılan kambur kızın öyküsü.
Kaynak: Kambur (film)
Pembe sombalığı ya da kambur sombalığı (Oncorhynchus gorbuscha), alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından anodrom deniz balığı türü.
Kaynak: Oncorhynchus gorbuscha
Başlıca besinleri olan otları koparmaya uyarlanmış gagaları başa bağlandığı yerde genişler ve bazen kambur oluşturur. Erkek ve dişi kazlar
Kaynak: Kaz
Dame de Paris , İngilizce : The Hunchback of Notre Dame) roman ında çingene Esmeralda 'ya aşık olan çirkin, kambur , aksak ve sağır zangoç .
Kaynak: Quasimodo
Üst katın oluşturduğu kambur, 747'nin kolayca tanınabilmesini sağlar. Şubat 2006 itibarıyla, Boeing için kârlı bir ürün haline gelen 747'
Kaynak: Boeing 747
Kuzeybatıya, Dome du Gouter ve Aiguille du Gouter istikametine kambur bir sırt gönderir. Kuzeydoğuya ise, uyduları Mont Maudit ve Mont
Kaynak: Mont Blanc
Hepsinin kambur bir duruşu vardır ve uçarken kanatlarının altında bulunan siyah tüyler görülebilir. Latince adı, Grekçe ağaç anlamına
Kaynak: Islıkçı ördek
Şehzade Cihangir doğuştan fiziksel kusurları olan kambur bir çocuktur. Kardeşleri ve çevresindekiler hep alay etmiştir bu kusurundan
Kaynak: Cihangir, Beyoğlu
Asya fili, daha küçük kulakları, sırtının kambur oluşu, hortumunda sadece 1 "parmak" olması, sadece erkeğinin fildişleri olması ve daha
Kaynak: Asya fili
Yakın akrabası Asya fili nden, sırtında 2 kambur oluşu, hortumunda 2 "parmak" oluşu ve kulak larının da geniş oluşuyla diğer fillerden
Kaynak: Afrika fili
Bazı yazarların bunun kaslarla kaplı kambur veya kabartı şeklinde olduğunu öne sürmesine rağmen muhtemelen yelkenli şeklindeki bu
Kaynak: Spinosaurus
17 çocuklu bir ailenin sonuncusu olarak doğan Christoph Lichtenberg, çocukluğunda yaşadığı bir kaza sonucu kambur kaldı. Papaz oolan
Kaynak: Georg Christoph Lichtenberg
Gözü kara,sırtı kambur,aşk ateşi nar: Yazar kendini şiirin,yoktur kalemi" "Çok zevkli bir total tiyatro gösterisi... kukla ve gölge
Kaynak: Karagöz'ün Muamması (oyun)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.