Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

kurmak ne demek?

 - 6 sözlük, 7 sonuç.

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

kurmak anlamı İng. wind Alm. aufziehen Fr. remonter
Sinem. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek.

BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü

kurmak anlamı
(Oyun):Bir oyunu bütün öğeleri ile belli bir düzen içinde oynanır hale getirmek.

Güncel Türkçe Sözlük

kurmak, -ar anlamı
(-i) 1. Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek: "Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk." -F. R. Atay. 2. Hazırlamak: "Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak." -R. H. Karay. 3. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek: "Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor." -H. Taner. 4. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak: Turşu kurmak. 5. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek: "Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?" -O. S. Orhon. 6. Yapmak, inşa etmek: "Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım." -N. Ataç. 7. Yapmak, oluşturmak: "Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular." -Ö. Seyfettin. 8. tic. Ortaklık sağlamak. 9. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek: "Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu." -T. Buğra. 10. Bir araya getirmek, toplamak: Divan kurmak. 11. Gizlice hazırlamak, tasarlamak: "Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu." -C. Uçuk. 12. Düşünmek: "Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum." -S. F. Abasıyanık. 13. Aklına koymak: O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz. 14. Zihinde büyütmek: "Bayram ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu." -H. E. Adıvar. 15. Sağlamak, oluşturmak: Dostluk kurmak. İlişki kurmak. 16. mec. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek.

Tarama Sözlüğü

kurmak anlamı
1. Tertip etmek, hazırlamak. 2. Tasavvur etmek, tasarlamak

Türkçe - İngilizce

kurmak anlamı
fiil
1) install
2) establish
3) set up
4) build
5) set
6) form
7) found
8) start
9) build up
10) construct
11) lay
12) put
13) organize
14) constitute
15) pitch
16) erect
17) activate
18) base
19) plant
20) institute
21) wind up
22) wind up
23) promote
24) put together
25) strike up
26) weave
27) cock
28) time
29) float
30) line up
31) ruminate
32) ground
33) frame
34) fix up
35) conspire
36) cog

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

kurmak anlamı
Atmak, salmak (balık oltası için) : Bu sabah pareketleri kurduk.

*Mudanya -Bursa

kurmak anlamı
İnşa etmek

Artvin Yusufeli Uşhum köyü

kurmak eş anlamlısı

düşünmek
(-i) 1. Aklından geçirmek, göz önüne getirmek: "Ezberi düşünmekten, söylediklerimizin anlamını düşünmezdik." -Ç. Altan. 2. (-de) Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek: "Türlü şiir anlayışları üzerinde düşünmüş, zaman zaman türlü şairleri sevmiştir." -O. V. Kanık. 3. (nsz) Zihniyle arayıp bulmak: Bu iş için ben bir çare düşündüm. 4. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak: Durmadan geziyorsun, biraz da derslerini düşün. 5. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek: "Benim kayısılara müşteri çıkmam ihtimalini düşünmüştü." -R. N. Güntekin. 6. Tasarlamak: Yola çıkmayı düşünüyorum. 7. (nsz) Tasalanmak, kaygılanmak: Bu kadar düşünme, elbette bir çare bulunur. 8. (nsz) Farz etmek.
hazırlamak
(-i) 1. Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek: "Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık." -Y. K. Karaosmanoğlu. 2. (nsz) Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek: Sözlük hazırlamak. 3. Önceden düzenlemek. 4. Önlem almak, sağlamak: Kış için kömürü hazırladık. 5. Sebep olmak, yol açmak: İç bölünmeler felaketi hazırlar. 6. (-i, -e) Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek: "Yine ömründe bir kez bile tiyatroya gitmemiş olan babamı ertesi hafta annem hazırladı." -A. Ağaoğlu. 7. (-i, -e) Alıştırmak: Onu kötü habere hazırladık. 8. kim. Bir maddeyi elde etmek.
inşa etmek
kurmak, yapmak.
monte etmek
bir makine, cihaz veya mobilyanın bütün parçalarını yerli yerine takmak, kurmak.
oluşturmak
(-i) Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek: "Bu kahraman orduyu doğuran ve oluşturan bu millet var oldukça: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak!" -B. Felek.
sağlamak
(I) (-i) 1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık." -H. Taner. 2. Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti." -Y. N. Nayır. 3. mat. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
sağlamak
(II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
tesis etmek
kurmak, ortaya çıkarmak, oluşturmak: "Ayşe derhâl dostluk tesis eden bir İstanbul kızıydı." -S. F. Abasıyanık.
toplamak
(-i) 1. Bir araya getirmek: "Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak." -O. S. Orhon. 2. (nsz) Devşirmek: Kırlardan çiçek topladık. 3. Devşirip kaldırmak: Sofrayı toplamak. Yatakları toplamak. 4. Dağınıklıktan kurtarmak: Bu odayı biraz toplamak gerek. 5. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek: "Uzun yağlı saçlarını parmaklarıyla taradı, kalpağının altında topladı." -M. Ş. Esendal. 6. (nsz) Artırıp biriktirmek: Epey servet toplamış. 7. (nsz) Hizmete çağırmak: Asker toplamak. 8. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak. 9. (nsz) Şişmanlamak, kilo almak. 10. (nsz) Çıban, yara irinlenmek. 11. mat. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak.
yapmak
(-i) 1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır." -Ç. Altan. 2. (nsz) Olmasına yol açmak: Durgun sular sıtma yapar. 3. (nsz) Yol almak. 4. Onarmak, tamir etmek: Bozulan saatimi saatçi yaptı. 5. (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım." -R. H. Karay. 6. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu." -S. M. Alus. 7. (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım." -R. H. Karay. 8. Düzenli bir duruma getirmek: Yatak yapmak. Yolu yaptılar. 9. (nsz) Üretmek: Ayakkabı yapmak. 10. (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak. 11. Zarara yol açmak. 12. Etkili olmak. 13. (nsz) Salgılamak, çıkarmak: Tükürük bezleri tükürük yapar. 14. (-e) Dışkı çıkarmak: Çocuk, altına yapmış. 15. Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır." -Y. Z. Ortaç. 16. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: Ben adamı ne yaparım biliyor musun? 17. (-i, -e) Evlendirmek: Bu kızı sana yapacağız. 18. (yar) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı." -N. Araz. 19. (yar) Edinmek, sahip olmak: Servet yapmak. Altın yapmak. 20. (yar) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı." -H. Taner. 21. (nsz) Davranmak, hareket etmek: İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak. 22. (nsz) Olmak: Bu kış çok soğuk yaptı.

"kurmak" için örnek kullanımlar

Beraberliği kurtarabilmek için önde baskı kurmak istedik ve goller geldi.
We wanted to put pressure on the front and the goals came in Relation to recover.
Kaynak: fotospor.com
Pilotlar engebeli arazide üstünlük kurmak için kıyasıya mücadele etti.
Pilots struggled fiercely for supremacy in rough terrain.
Kaynak: timeturk.com
Sonuç kulübün amacı iyi transferler yapıp iyi bir takım kurmak.
Conclusion The aim of the club to set up a good team make good transfers.
Kaynak: spor.mynet.com
Katar kraliyet ailesi yeni bir lig kurmak için kolları sıvadı.
Qatar royal family rolled up their sleeves to set up a new league.
Kaynak: etikhaber.com
Evlilik, iki kişinin aile kurmak üzere kanunların uygun gördüğü şekilde, ruh en ve bedenen bir ömür boyu sürecek şekilde biraraya gelmesi
Kaynak: Evlilik
Türk Hava Kurumu, Türkiye 'de havacılık sanayisini kurmak; askeri, sivil, sportif ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak için 16
Kaynak: Türk Hava Kurumu
Symbian, ortak bir işletim sistemi kurmak üzere yola çıkmış olan bir şirkettir. Symbian şirketinin bugünkü hissedarları Nokia (%47.9),
Kaynak: Symbian
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), Türkiye'de sivil hava yolları kurmak ve bu yolda taşıma yapmak üzere görevlendirilir.
Kaynak: T.C. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü
Ziggurat, (Akatça ziqqurrat, zaqā "yükselmiş yere kurmak") eski Mezopotamya vadisinde ve İran 'da terası bulunan piramit lere benzeyen
Kaynak: Ziggurat
yüzyılarda Orta Avrupa'da hakimiyet kurmak için uzun yıllar süren rekabete Almanca 'da de | Deutscher Dualismus (Alman ikiliği)
Kaynak: Alman ikiliği
Pontus Ayaklanması Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu'da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla çıkarılan ayaklanma (1920 -
Kaynak: Pontus Ayaklanması
Saldırganlık, hayvanların kendilerini ve yaşadıkları alanı korumak, topluluk içinde belirli bir aşama sırası kurmak için benimsedikleri
Kaynak: Saldırganlık
restaurare yeniden kurmak) genel olarak bir politik durumun yeniden kurulması, kural olarak da bir devrim sonucu devrilmiş bir hanedanın
Kaynak: Restorasyon (tarih)
Tolkien evreninde, Yüksek Noldor Kralı Feänor 'un yedi oğlu, Beleriand 'ın kuzeydoğusunda krallıklar kurmak için halklarıyla birlikte
Kaynak: Feänor'un Oğulları
Merkezi Samsun olan Pontus Rum Cemiyeti Trabzon , Samsun ve diğer Kuzey Anadolu illerinde Pontus Cumhuriyeti 'i kurmak için faaliyet
Kaynak: Pontus Rum Cemiyeti
fazla grubun kendi aralarında iletişim kurmak için kullandıkları dilleri ifade etmek için dilbilimciler tarafından kullanılan bir terimdir.
Kaynak: Pidgin (dil)
Ubuntu Yazılım Merkezi, Ubuntu işletim sisteminde yazılım kurmak, kaldırmak ve güncellemek için kullanılan bir paket yöneticisidir. Python
Kaynak: Ubuntu Yazılım Merkezi
Eyfel kulesinin kurulmasından sonra, Londra'da da benzer bir yapı kurmak için bir proje başlatıldı. Watkins Tower adı verilen bu yapının
Kaynak: Watkin's Tower
Bilgisayar aygıtları arasında iletişimi kurmak için kullanılan ağdır. Bunlar telefon , kişisel dijital asistanlar gibi kişiye yakın
Kaynak: PAN
Uluslararası havacılık terimi olarak, SELCAL veya SelCal bir hava taşıtı ile temas kurmak isteyen bir yer istasyonunun söz konusu hava
Kaynak: SELCAL

Yakın Kelimeler

(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.