Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

mefret ne demek?

 - 2 sözlük, 2 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

mefret anlamı
sf. esk. Kocaman, iri, büyük, muazzam: "Cehennem, zincire vurulmuş mefret bir ejderhadır. Bırakınız beni, günahkârları yutayım diye nara atar durur." -H. R. Gürpınar.

Tarama Sözlüğü

mefret anlamı
Büyük, cesim

mefret eş anlamlısı

büyük
sf. 1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz." -Y. Z. Ortaç. 2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti." -P. Safa. 3. Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır." -R. N. Güntekin. 4. Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri." -N. Ataç. 5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu." -A. Kutlu. 6. Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti." -T. Buğra.
iri
sf. Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı: "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu." -Ö. Seyfettin.
kocaman
sf. 1. Çok iri, büyük, koca: "O gece mahalleye kocaman kamyonlar geldi." -L. Tekin. 2. Yaşça büyük olan.
muazzam
sf. 1. Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman: "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı." -H. E. Adıvar. 2. Alışılmışın sınırlarını aşan. 3. mec. Güçlü, önemli: "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim." -A. Gündüz.

Yakın Kelimeler

(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.