Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

meydan ne demek?

 - 4 sözlük, 9 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

meydan anlamı
is. 1. Alan, saha: "Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu." -Ö. Seyfettin. 2. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri: "Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu." -A. H. Tanpınar. 3. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık: "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu." -Ö. Seyfettin. 4. Fırsat, imkân veya vakit. 5. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer.

Türkçe - İngilizce

meydan anlamı
isim
1) square
2) piazza
3) arena
4) esplanade
5) maidan
6) open space
7) common
8) agora

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

meydan anlamı
Sıva yapmakta kullanılan iyi toprak.

*Zile -Tokat

meydan anlamı
Düello

Artvin Yusufeli Uşhum köyü

Yerleşim Birimleri Sözlüğü

Meydan anlamı
Bartın ili, Kurucaşile ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Meydan anlamı
Bitlis ili, Meydan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Meydan anlamı
Bitlis ili, Sağınlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Meydan anlamı
Hatay ili, Samandağ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Meydan anlamı
Sinop ili, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

meydan eş anlamlısı

alan
is. 1. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. 2. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. 3. Yüz ölçümü. 4. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer. 5. mec. Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır." -N. Ataç. 6. fiz. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı. 7. sin. ve TV Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. 8. sp. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.
ortalık
is. 1. Bulunulan yer, çevre: "Ortalık karanlık, bizi kimse görmez, merak etme." -P. Safa. 2. İçinde bulunulan, yaşanılan ev, oda vb. yer: "Artık benim gündelikle çamaşıra, ortalık temizlemeye gitmeden başka çare kalmadı." -H. E. Adıvar. 3. Yeryüzünün görünen bölümü, çevre, etraf: "Ortalıkta güneş olmadığı, hava yine bulutlu olduğu hâlde, tatlı bir aydınlık vardı." -S. F. Abasıyanık. 4. Soyut anlamda yaşanan ortam: "Bu neşe ortalığa sirayet etti." -P. Safa.
saha
is. (sa:ha) sp. 1. Alan: "Futbol sahasının kenarında düşmanlarını seyrediyordu." -S. F. Abasıyanık. 2. Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer.

"meydan" için örnek kullanımlar

Eski hocalarına meydan okudular Hamit Altıntop, Didier Drogba ve Wes
Hamid challenged to Alta old dons ± ± ntop, Didier Drogba and Wes
Kaynak: sabah.com.tr
Bebek katiliyle yol haritası çizilecekse hodri meydan seçime gidelim.
Let's challenge the election roadmap Hodri çizilecekse baby killer.
Kaynak: habervitrini.com
Kapattığımız bu bölgede meydan düzenleme çalışmaları yapacağız.
Editing work in this area will shut challenge.
Kaynak: haber3.com
Çok sık yaptığım bir şey olmadığı için bir tür meydan okumaydı.
Is not something I do very often a kind of challenge.
Kaynak: hurriyet.com.tr
adlandırılmasında havalimanlarının bir hava limanı baş müdürü tarafından, hava meydanlarının ise meydan müdürü tarafından yönetildiği belirtilir
Kaynak: Havaalanı
Kızıl Meydan, (Rusça ; Красная площадь, Krasnaya Ploşçad) Moskova 'da dünyaca ünlü meydan . Hem Rusya , hem de eski SSCB 'nin toplumsal ve
Kaynak: Kızıl Meydan
Çıldır Meydan Savaşı, 9 Ağustos 1578 'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan
Kaynak: Çıldır Muharebesi

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.