Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

politik ne demek?

 - 3 sözlük, 3 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

politik anlamı
sf. 1. Politika ile ilgili, siyasi, siyasal: "O dönem politik orTam zaten kızışmıştı." -A. Ümit. 2. mec. Uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Türkçe - İngilizce

politik anlamı
sıfat
1) political
2) politic

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

politik anlamı Fr.politique
Politika ile ilgili, siyasi, siyasal:§ "Bunlardan sonra, sıra memleketin politik vaziyetine geldi." -Ahmet Hamdi Tanpınar, Sahnenin Dışındakiler, 279. § "Cemiyetin anatomik yapısını ekonomik politikte aramalıyız." -Peyami Safa, Sosyalizm-Marksizm-Komünizm, 32. § "Bu sebeplerin en başında memleketin o günlerdeki politik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak lazım gelir." -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 57. § "Artık politik tartışmalar nerdeyse ikincil konular benim için." -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 157. § "… benzeri ahlaki ve sosyal, hatta politik ilişkileri -anladığıma göre- hutbelerde temin edeceklerdir." -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 73. § "… o sıralar popüler olan haftalık bir politik dergiden aldığı iş teklifini kabul edeceğine söz verdi." -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 28. § "Evrensel edebiyat artık bir rüya olmaktan çıkıyor ve insanların sosyal ve politik kaynaşması için şuurlu ve enerjik bir biçimde çabalayanların ideali oluyor." -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 46.

politik eş anlamlısı

siyasal
sf. (siya:sal) Politika ile ilgili, siyasi, politik: "Bu inanç aynı yolun yolcusu olmak niteliğini yitirecek ve siyasal rekabete dönüşecektir." -M. C. Anday.
siyasi
sf. (siya:si:) 1. Siyasetle ilgili, siyasal, politik: "Siyasi işlere karışmamanı tavsiye ederim." -P. Safa. 2. is. Siyasetçi, politikacı.

"politik" için örnek kullanımlar

Politik baskının yapılan işi etkilemeye devam ettiğini söylüyorlar.
They say that the work continue to influence political repression.
Kaynak: yesilgazete.org
Yurt dışı müteahhitlik hizmetleri politik risk sigortası gibi alanlar.
Contracting services abroad in fields such as political risk insurance.
Kaynak: ekonomi.milliyet.com.tr
Ben yapılan güzel çalışmalara asla politik davranmıyorum ve davranana da kızıyorum.
I have never done a beautiful work, and I'm not being political or angry davranana.
Kaynak: haber3.com
Politik ya da dinsel, her türlü inanç sistemleri kimliğimizin doğal bir parçasıdır.
Political or religious belief systems of all kinds a natural part of our identity.
Kaynak: haberturk.com
ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır Politika bilimi (politoloji ) politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.
Kaynak: Siyaset
İkonoklazm, bir kültürün kendi dini ikona ve diğer sembollerine ya da anıtlarına dini ya da politik güdülerle planlı saldırısıdır.
Kaynak: İkonoklazm
Genel anlamda eylemcilik veya aktivizm, toplumsal değişme ya da politik değişiklik meydana getirmek için kasıtlı bir biçimde yapılan
Kaynak: Aktivizm
Bizans İmparatorluğu 'nda sakat bırakma suçluların cezalandırılmasında yaygın bir usuldü, ancak aynı zamanda imparatorların politik
Kaynak: Bizans kültüründe politik sakat bırakma
Karl Heinrich Marx (okunuşu: Karl Haynrih Marks) (5 Mayıs 1818 Trier - 14 Mart 1883 Londra ) 19. yüzyıl da yaşamış filozof , politik
Kaynak: Karl Marx
Komünizm, toplumsal örgütlenme üzerine kuram sal bir sistem ve tüm malların ortak mülkiyetine dayalı politik harekettir. Ortakçılık olarak
Kaynak: Komünizm
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.