Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

sendrom ne demek?

 - 10 sözlük, 10 sonuç.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı İng. syndrome Osm. a'râz Alm. Syndrom
(Yun. syn: ile; dromein: koşmak) Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler.

BSTS / Cerrahi Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı İng. syndrome
Bir hastalıkta gözüken belirtilerin bütünü.

BSTS / Dölerme ve Suni Tohumlama Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı İng. syndrome
Hastalık belirtilerinin bütünü.

BSTS / İç Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı syndrome
Bir hastalıkta görülen belirtilerin bütünü, belirtiler topluluğu, belirtiler kompleksi.

BSTS / Parazitoloji Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı İng. syndrom
Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler..

BSTS / Patoloji Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı İng. syndrome
Belli bir hastalığa ait klinik belirtilerin tümü.

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

sendrom anlamı Lat.syndrome
Bir hastalıkta görülen semptomların tümü.

Güncel Türkçe Sözlük

sendrom anlamı
is. 1. tıp Belirti. 2. mec. Sıkıntı: Pazartesi sendromu, komşu sendromu.

Türkçe - İngilizce

sendrom anlamı
isim
1) syndrome

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

sendrom anlamı Fr.syndrome
Özel bir bozukluğu belirleyen, bir arada görülen, teşhisi kolaylaştıran bulgu ve belirtilerin tümü: § "… şu paranoia sendromundan kurtulalım da…" -Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 127.

sendrom eş anlamlısı

belirti
is. 1. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok." -A. Ümit. 2. tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.
sıkıntı
is. 1. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı." -P. Safa. 2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm." -A. Gündüz. 3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim." -S. F. Abasıyanık. 4. Bulunmama durumu: "Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi." -İ. O. Anar. 5. mec. Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu." -B. Felek.

"sendrom" için örnek kullanımlar

Metabolik sendrom eşittir ölüm demek.
Metabolic syndrome is equal to the death.
Kaynak: haberdar.com
'Hasta bina' sendromu, tek veya belirli bir kaynağı olmadığı için hastalık yerine sendrom olarak sınıflandırılmaktadır.
'Sick building' syndrome, rather than a single disease or syndrome is not classified as a specific resource.
Kaynak: hurriyet.com.tr
Şişmanlık ve fiziksel aktivite azlığı ile gelen metabolik sendrom, kalp ve beyin damar hastalıkları için en önemli riski oluşturan durumlardan biridir.
Obesity and lack of physical activity with the metabolic syndrome, heart and brain blood vessel diseases is one of the most important conditions constituting risk.
Kaynak: haberturk.com
Karagüzel, obez olmanın sağlığa pek çok olumsuz etkisi bulunduğunu belirterek, ''Çocukluk obezitesinin komplikasyonları çok erken yaşlarda yüksek tansiyon, metabolik sendrom, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması şeklinde ortaya çıkabilmekte.
Karagüzel, many negative health effects that being obese said,'' very early age, high blood pressure complications of childhood obesity, metabolic syndrome, diabetes, fatty liver can reach in the form.
Kaynak: haber.rotahaber.com
Paraneoplastik sendrom bir tümör veya tümörün metastaz ları ile doğrudan ilgili olmayan, yerleşim yerlerinden uzaktaki, ancak tümörün
Kaynak: Paraneoplastik sendrom
Premenstrüel sendrom (PMS), kadınların adet döngüsü ile ilgili fiziksel ve duygusal belirtiler topluluğudur. Adet kanamaları başlamadan
Kaynak: Premenstrüel sendrom
Hemolitik üremik sendrom (HÜS), kılcal damar kanaması sonucu anemi , akut böbrek yetmezliği ve düşük trombosit seviyesi ile tanımlanır.
Kaynak: Hemolitik üremik sendrom
Akut enflamatuvar demiyelinize edici polinöropati, tıp literatürü nde Guillain-Barré sendromu nun yerine kullanılabilen ve bu sendrom u
Kaynak: Akut enflamatuvar demiyelinize edici polinöropati
Marfan sendromu, anormal bağ dokusu yapısı ile karakterize bir sendrom. Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir. Birçok hastada uzun
Kaynak: Marfan sendromu
Akut idiyopatik polinörit, tıp literatürü nde Guillain-Barré sendromu için kullanılabilen ve bu sendrom u nedensel ve etkilediği anatomi k
Kaynak: Akut idiyopatik polinörit
Akut idiyopatik poliradikülonörit, tıp literatürü nde Guillain-Barré sendromu için kullanılabilen ve bu sendrom u nedensel ve etkilediği
Kaynak: Akut idiyopatik poliradikülonörit
Agnucaston, premenstrual sendrom , siklus bozuklukları , mastodini için kullanılan bir ilaçtır. Fructus Agni casti 'nin ekstresini içerir
Kaynak: Agnucaston
Paraneoplastik sendrom: Paraneoplastik sendrom. Paraneoplastik Sendrom, bir tümör veya tümörün metastaz ları ile doğrudan ilgili olmayan, ancak
Kaynak: Akciğer kanseri
Bazen terim yaralanma, sakatlık , sendrom , semptom ve normal yapı ve fonksiyonun anormal çeşitlerini kapsayacak biçimde, geniş bir
Kaynak: Hastalık
Örneğin, psikiyatrik düzensizlikler, çok kistli yumurtalık sendromu , metabolik sendrom , obezite gibi durumlarda Cushing sendromu'na
Kaynak: Cushing sendromu
İlk sendrom 1983 'de Dan Kiley isimli bir psikanalist tarafından bulunmuştur. İsmi, James Matthew Barrie'nin Peter Pan isimli romanından
Kaynak: Peter Pan sendromu
müstehcen veya küfürlü sözlerin uygun olmayan ortamlarda söylenmesi ile karakterize edilen oldukça nadir ve garip bir sendrom olarak düşünülmüştür.
Kaynak: Tourette sendromu

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.