Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

boş ne demek?

 - 6 sözlük, 8 sonuç.

BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

boş anlamı
bakınız» özgür
boş anlamı
bakınız» geçersiz

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

boş anlamı İng. empty net
El kaldırma aletlerinden olup bir ağ torba ve iki sopadan oluşan av aracı.

Divanü Lügati't-Türk

boş anlamı
boş, hür, ergin; boşanmış; sölpük, pörsük gevşek; salıverilmiş, boşaltılmış

Güncel Türkçe Sözlük

boş anlamı
sf. 1. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı: "Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler." -A. Gündüz. 2. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal: Boş kadro. 3. Yapılacak işi olmayan, işsiz: Bugün sabah boşum, gelebilirsin. 4. mec. Verimsiz. 5. mec. Anlamsız: "Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?" -N. Hikmet. 6. zf. mec. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde: "Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım." -O. Pamuk. 7. mec. Bilgisiz: "Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar." -S. F. Abasıyanık. 8. mec. Bir işe yaramayan, yararsız: "Yaşlı başlı insanlarız dedi. Birbirimizi boş tesellilerle aldatacak değiliz." -R. N. Güntekin.

Türkçe - İngilizce

boş anlamı
sıfat
1) empty
2) blank
3) free
4) leisure
5) null
6) idle
7) vacant
8) spare
9) hollow
10) unoccupied
11) void
12) vain
13) flat
14) futile
15) waste
16) frivolous
17) barren
18) vacuous
19) meaningless
20) disengaged
21) unfounded
22) pointless
23) unrecorded
24) unbuilt
25) inane
26) desert
27) windy
28) ineffectual
29) fallacious
30) thin
31) invalid
32) gaseous
33) frothy
34) nugatory
35) bootless
36) unprofitable
37) chimerical
38) ineffective
39) yeasty
40) expressionless
41) captious
42) airy
43) unengaged
44) trumpery
45) tenantless
46) purposeless
47) punk
48) puerile
49) without any foundation
50) without foundation
51) for hire
52) wishy-washy
53) unbuilt-on
54) unwritten-on

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

boş anlamı
Koyunun yahut keçinin böğür etleri dikilip içine üzüm pirinç v.s. doldurularak fırında pişirilmek suretiyle yapılan yemek.

*Silifke -İçel

boş anlamı
Şeriat hükümlerine göre kadının kocasından ayrılması

Diyarbakır

boş eş anlamlısı

anlamsız
sf. Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız.
bilgisiz
sf. 1. Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil: "Sen hükûmeti yönetenleri hep bilgisiz, akılsız mı sanırsın?" -N. Cumalı. 2. Aymaz.
münhal
sf. 1. Boş olan, açık bulunan (memuriyet vb.), boş, açık: Münhal kadro. 2. kim. esk. Erir, eriyebilen, çözülen.
verimsiz
sf. Verimi olmayan veya az olan, yetersiz: Çok verimsiz bir çalışma.
yararsız
sf. Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan, faydasız, nafile.

boş zıt anlamlısı

dolu
(I) is. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti." -T. Buğra.
dolu
(II) sf. 1. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı: Su ile dolu bir şişe. 2. Bir yerde sayıca çok: Dağda keklik dolu. 3. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan: "Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu." -A. İlhan. 4. Boş vakti olmayan, meşgul: Bugün doluyum. 5. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). 6. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar): Tabanca doludur, dikkat edin. 7. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). 8. mec. Bir duygunun güçlü etkisinde olan. 9. is. esk. İçki doldurulmuş bardak.

"boş" için örnek kullanımlar

Yangın ilk çıktığı anda tüp boş olduğu için müdahale edemedik.
Fire could not intervene because it is the first right out of the tube is empty.
Kaynak: bugun.com.tr
önceki haber · sonraki haber · Timsah, dış sahada boş geçmiyor.
previous article next article · · Crocodile, does not exceed the external field is empty.
Kaynak: fotomac.com.tr
Malatya'nın boş olan 'Fahri Trafik Müfettişi' kontenjanı doldu.
Malatya blank 'Honorary Traffic Inspector' quota has expired.
Kaynak: malatyaguncel.com
İzmit'te özellikle boş alanlar, sorumsuz kişilerce kirletiliyor.
Especially the empty spaces in Izmit, irresponsible persons defiled.
Kaynak: haberciniz.biz
Otium, Latince "barış" ya da "boş zaman" anlamına gelen sözcük. Latinler , canları istemediği hâlde, yaşamlarının geleceği için yapmak
Kaynak: Otium
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu. yarısı dolu) hem de kötümserlik (pesimizm, yani yarısı boş) kaynağı olabileceğini belirten deyiştir.
Kaynak: Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?
Oyuncular raketleri ile içi boş lastik topu ağ (net) üzerinden rakibinin sahasına (korta) atmaya çalışırlar. Kurallar dahilinde en çok
Kaynak: Tenis
Oyun, genellikle boş vakitleri değerlendirmek için yapılan eğlendirici ve bazen de öğretici faaliyet. Oyun sözcüğü ile şunlardan biri
Kaynak: Oyun
Kanın boş olmayan üstten sınırlı her alt kümesinin supremumu veya boş olmayan alttan sınırlı her alt kümesinin infimumu vardır.
Kaynak: Tamlık aksiyomu
Buğdaygiller (Poaceae), tohum kabuğu, meyve kabuğu ile bitişik, sapları boğumlu ve ekseriya içi boş, başakçıklar, başak vaziyetinde
Kaynak: Buğdaygiller
Eğlence, insanların boş vakitlerini keyifli şekilde geçirmek için yaptığı çeşitli faaliyetler. Eğlenceli yapımları üreten ekonomik sektöre
Kaynak: Eğlence
Solo Test, kendi kendine oynanır, 32 piyon u merkezdeki deliği boş bırakmak üzere tüm deliklere yerleştirin. Boş deliğin çevresindeki dört
Kaynak: Solo Test
Defter, üzerinde yazı veya çizim yapılması amacıyla boş kâğıtların birleştirilmesiyle meydana getirilen bir nesnedir. 1920 yılında
Kaynak: Defter

Yakın Kelimeler

(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.