Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

çekmece ne demek?

 - 7 sözlük, 9 sonuç.

BSTS / Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü

çekmece anlamı Osm. çekmece, göz Alm. Schublade Fr. tiroir
Mobilyada bırakılan boşluk içerisinde kendi kenarları ya da çıtalar üzerinde hareket eden, üstü açık kutu.

BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü

çekmece anlamı
bkz, denizkulağı.

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

çekmece anlamı
Bulgur pilavı. (İncesu *Susuz, Eşmeyazı -Kars)

Güncel Türkçe Sözlük

çekmece anlamı
is. 1. Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme: "Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı." -T. Buğra. 2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık: "Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim." -Y. K. Beyatlı. 3. Gemilerin barınabilecekleri koy.

Türkçe - İngilizce

çekmece anlamı
isim
1) drawer
2) pigeonhole

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekmece anlamı
Dokumacılıkta kullanılan ve ip çekmeğe yarayan bir aygıt.

Karahisar *Tavas -Denizli

çekmece anlamı
Tek gözlü küçük masa: Çekmecede kalem var.

Havsu *Kelkit -Gümüşhane

çekmece anlamı
Üç gaz tenekesi su alabilen küp.

Subaşı *Yenişehir -Bursa

Yerleşim Birimleri Sözlüğü

Çekmece anlamı
Hatay ili, Hıdırbey bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

çekmece eş anlamlısı

çekme
is. 1. Çekmek işi: "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." -C. Uçuk. 2. Çekmece: "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." -H. Taner. 3. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. 4. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. 5. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. 6. İş yaparken giyilen bir tür şalvar. 7. sf. Çekilerek giyilen veya kullanılan: "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı." -R. H. Karay. 8. sf. Düzgün biçimli: Çekme burun. 9. sp. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.
göz
is. 1. anat. Görme organı. 2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma: Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3. Oda: "Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu." -Z. O. Saba. 4. Bakış, görüş: Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak: "Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?" -T. Buğra. 6. Delik, boşluk: İğnenin gözü. "Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." -S. F. Abasıyanık. 7. Çekmece: Masanın gözleri. 8. Terazi kefesi. 9. Nazar: "İnsanı gözle yiyip bitirirler." -Ö. Seyfettin. 10. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı: Gözden düşmek. Göze girmek. 11. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri: Göz aşısı. 12. Bölüm, hane: Dama tahtasında altmış dört göz vardır. 13. Bazı yaraların uç bölümü: Çıbanın gözü.
masa
is. 1. Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya: "Çoğunlukla akşam yemeğinden sonra, sofra kaldırılınca yemek masasında yazardım o öyküleri." -N. Cumalı. 2. Bu mobilya etrafında oturanların tümü. 3. Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm: Kaçakçılık masası. Kıbrıs masası. 4. coğ. Düz duruşlu yer, düzlek yapı. 5. sp. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.

"çekmece" için örnek kullanımlar

Bu eşyalar çekmece içi düzenleyici ile konforlu bir kullanım sağlıyor.
These items in the drawer with the regulatory comfortable to use.
Kaynak: haberler.com
İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne gönderilmek üzere B.Çekmece müracaat savcılığına A.
B. Drawer application to be sent to Istanbul public prosecutor A. Caglayan Courthouse
Kaynak: odatv.com
5 ay süren çalışmanın ardından İstanbul B.çekmece ve Kırklarelinde operasyon başlatıldı.
5 months after the study began operation in Istanbul B. drawer and Kırklarelinde.
Kaynak: aksam.com.tr
Schalke'den B.Çekmece'ye ziyaret.
B. Drawer Schalke to visit.
Kaynak: spor.gazetevatan.com
Göl adını köprü olmadığı zamanlarda üzerinde yer alan çekmece adı verilen elle çekilerek karşıya geçmek için kullanılan salların küçük
Kaynak: Küçükçekmece Gölü
Göl adını köprü olmadığı zamanlarda üzerinde yer alan çekmece adı verilen elle çekilerek karşıya geçmek için kullanılan salların büyük
Kaynak: Büyükçekmece Gölü
Matematikte Güvercin Deliği İlkesi (en: Pigeonhole Principle )ya da çekmece ilkesi ya da Dirichlet kutu (çekmece) ilkesi, çok basit bir
Kaynak: Güvercin deliği ilkesi
MDF bu sayede masa tablaları, kapı panelleri, kenarları pahalı veya profil yüzeyli çekmece alınları gibi parçaların üretilmesinde
Kaynak: MDF
Osmanlı Dönemi ahşap işçiliğinde sadelik hakim olmuş, çeşitli teknikler daha çok sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık,
Kaynak: Türklerde ahşap işçiliği
teknikle tezhip edilmiş kitap kabı, çekmece, kalemdan, yazı altlığı, mücevher kutusu, yay ve yay kuburları çok ilgi uyandırmaya başlamıştır.
Kaynak: Müzehhip
yüzyıllarda zirveye ulaşan Osmanlı sedef işçiliği, kapı, pencere, dolap kanatları, kürsü, çekmece, Kur'an muhafazası, rahle, masa, koltuk
Kaynak: Sedef kakma
Şamdan, kapı tokmağı gibi madeni eşyalarda, kapı, pencere kanadı, rahle, dolap, çekmece gibi ahşap eşyalarda kabartma şeklinde yapılmış
Kaynak: Kabartma

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.