Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

yanlış ne demek?

 - 8 sözlük, 8 sonuç.

BSTS / Alantopu Terimleri Sözlüğü

yanlış anlamı İng. fault Fr. faute
Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması.

BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

yanlış anlamı İng. wrong Osm. hatalı Lat.falsus Alm. falsch Fr. faux
1- Doğru olmayan, biçimsel düşünme yasalarına uymayan. 2- Düşünülen şeyle uyuşmayan. Karşıtı bakınız» doğru 1, 2

BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü

yanlış anlamı İng. false, falsity Alm. falsch, das Falsche Fr. faux, le faux
Sözeden dildeki 'yanlıştır' birli yükleminin içlemi olan yanlış olma özelliği. || Doğruluk çizelgelerinde geçen 'Y' ya da '0' simgesi bu özelliğin sözeden dildeki adıdır. || Krş.. doğruluk değeri, doğru.

BSTS / Uçantop Terimleri Sözlüğü

yanlış anlamı İng. fault Fr. faute
Yönetmeliğe aykırı hareket.

BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü

yanlış anlamı İng. false Osm. hata
Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı.

Güncel Türkçe Sözlük

yanlış anlamı
is. 1. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata: "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım." -N. Eray. 2. sf. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı: "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı." -A. Gündüz. 3. zf. Hatalı bir biçimde: "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum." -S. F. Abasıyanık. 4. sf. fel. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.

Türkçe - İngilizce

yanlış anlamı
sıfat
1) wrong
2) false
3) incorrect
4) improper
5) inaccurate
6) mistaken
7) erroneous
8) untrue
9) amiss
10) errant
11) inadvisable
12) wry
13) inexact
zarf
1) wrong
2) wrongly
3) amiss
isim
1) mistake
2) error
3) fallacy
4) fault
5) inaccuracy
6) miscue
7) lapse
8) corrigendum
ön ek
1) mis-

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

yanlış anlamı
Şeytan gibi, akıllı, yiğit, açıkgöz.

Tokat -Eskişehir
Burunkaya -Zonguldak
*Çarşamba -Samsun
*Merzifon -Amasya
Hacıilyas *Koyulhisar, *Gürün -Sivas
*Mut ve köyleri -İçel

yanlış eş anlamlısı

hata
is. (hata:) 1. Yanlış: "Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum." -İ. O. Anar. 2. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı: "Ağzını topla, dedim ama hatamı anladım." -B. Felek. 3. Suç, günah, kusur.
yanılgı
is. 1. Yanılma durumu. 2. Yanlış davranış. 3. Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. 4. fel. Yanlışı doğru veya doğruyu yanlış sanma, hata.

"yanlış" için örnek kullanımlar

Aybaba ' nın yanlış tercih ve taktiği Kasımpaşa ' nın işine yaradı.
Aybaba's the wrong choice and tactics Kasimpasa 's business worked.
Kaynak: beyazgazete.com
Buradaki yanlış algılama KPSS'ye girenin memur olacak diye bir durum yok.
The false detection KPSS'ye at this fellow officers do not have a situation that will be.
Kaynak: hurriyet.com.tr
Doktorların ortak cevabı; "Twitter'dan diyet listesi vermek çok yanlış."
A common response of doctors, "the list of twitter to your diet is very wrong."
Kaynak: internethaber.com
Yedek de kalacak, doğru ya da yanlış antrenör tercihleriyle.
Spare the stay, no right or wrong as manager preferences.
Kaynak: trtspor.com.tr
Tıbbi kötü uygulanma (medical malpractice) tıbbi hata ya da yanlış tedavi, sağlık kurumlarının ve tabip , fizyoterapist , hemşire , ebe gibi
Kaynak: Tıbbi kötü uygulama
Buna göre yanlış bilinç bireylerin bir yanlış görmesi meselesi değil, genel toplumsal yapının maddi temeli tarafından belirlenmesi
Kaynak: İdeoloji
Mantık, bilgi nin yapısını inceleyen, doğru ile yanlış akıl yürütmenin ayrımını yapan disiplin. Doğru düşüncenin aletidir.
Kaynak: Mantık
Ahlak, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgilenir. davranışlarının yanlış veya doğru
Kaynak: Ahlak
Suç, yanlış ya da zararlı olduğu için yasaklanan ve bazı durumlarda ceza landırılan davranış . Hukuk i anlamda suç, bir toplumdaki hukuki
Kaynak: Suç
Elektronik ve bilgisayar alanında, yumuşak hata yanlış oluşan bir sinyal hatasıdır. Hatalar donanımdaki bir hatadan dolayı, yanlış
Kaynak: Yumuşak hata
Anlam kayması, Türkçe 'de kullanılan haber ve dilek eklerinin yanlış şekilde, yanlış anlamı veya işi anlatacak biçimde kullanılması.
Kaynak: Anlam kayması
Hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir
Kaynak: Eleştiri
Dezenformasyon, yanlış veya doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgi. Hasmı rencide etmeyi, aşağılayıp küçük düşürmeyi
Kaynak: Dezenformasyon

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.