Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

yaşlı ne demek?

 - 3 sözlük, 4 sonuç.

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

yaşlı anlamı İng. aged
Yaşlanmış olan.

Güncel Türkçe Sözlük

yaşlı anlamı
(I) sf. 1. Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar (kimse): "Bir kez daha çocuğun taşkın neşesinden tedirgin oldu yaşlı kadın." -E. Şafak. 2. is. Yaşı ilerlemiş kimse: "Bu yaşlıları kapısının arkasına yığdılar." -Ö. Seyfettin.
yaşlı anlamı
(II) sf. Yaşla dolmuş (göz): "Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı." -Ö. Seyfettin.

Türkçe - İngilizce

yaşlı anlamı
sıfat
1) old
2) aged
3) elderly
4) senior
5) well on in years
6) auld
7) doddered
8) overaged
9) stricken in years
10) watery
11) tear-stained
isim
1) geriatric
2) senior citizen
3) oldie
4) old-timer

"yaşlı" için örnek kullanımlar

Yaşlı çiftin büyük dramı. Yaşlı çiftin büyük dramı.
Elderly couple's big drama. Elderly couple's big drama.
Kaynak: takvim.com.tr
artık 25 yaşın üstünde oyuncu almamalılar.Ligin en yaşlı takımıyız.
almamalılar.Ligin is now the oldest player at the age of 25 team.
Kaynak: fotomac.com.tr
Yaşlı bir kadının taraftarlarla beraber tezahürat yapması dikkat çekti.
Make an old woman drew attention to the fans cheering together.
Kaynak: haber.mynet.com
Dolandırıldıklarını anlayan yaşlı çift, polise haber verdi.
Understands swindled elderly couple, told the police.
Kaynak: posta.com.tr
Halihazırda (Yone Minagawa'nın 13 Ağustos 2007 de ölümünden beri)en yaşlı kişi 115 yaşındaki Edna Parker olup 20 Nisan 1893 doğumludur
Kaynak: En yaşlı insanlar

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.