Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

cennet ne demek?

 - 4 sözlük, 4 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

cennet anlamı
is. 1. din b. Dinî inanışlara göre dünyada iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt: "Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni" -Yunus Emre. 2. mec. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer: Kitap cenneti. 3. mec. Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer: Turizm cenneti. 4. sf. mec. Çok güzel, huzur veren (yer): "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?" -M. A. Ersoy.

Kişi Adları Sözlüğü

Cennet anlamı Köken: Ar.
Cinsiyet: Kız
1. Dinî inanışına göre, iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak. 2. Çok güzel, ferah yer, bahçe.

Türkçe - İngilizce

cennet anlamı
isim
1) heaven
2) paradise
3) Eden
4) Elysium
5) glory
6) pie
7) pearly gates
8) city of God
9) the happy hunting grounds
10) the new Jerusalem

Yerleşim Birimleri Sözlüğü

Cennet anlamı
Rize ili, Fındıklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

cennet eş anlamlısı

behişt
is. din b. esk. Cennet.
uçmak
(I) is. din b. esk. Cennet.
uçmak
(II) (nsz) 1. Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak: "Biraz havalanıp bir başka kayaya kadar uçtu." -S. F. Abasıyanık. 2. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. 3. Sıvı, gaz veya buhar durumuna geçmek. 4. Rengi solmak: "Rengi birdenbire uçtu." -P. Safa. 5. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek: Bu gece tahta perde uçmuş. 6. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. 7. Belirmek: "Sakalı yeni çıkmış, yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu." -S. F. Abasıyanık. 8. Patlayıcı madde ile parçalanmak. 9. Uçar gibi dalgalanmak: "Elleri trençkotunun cebinde, gözlerini karşı kıyıya dikmiş, saçları savrulurcasına geriye uçuyor." -A. İlhan. 10. Çok hızlı gitmek: "Hele bir asfalta çıkalım görürsünüz bey, derdi. Uçar bu bizim külüstür." -R. N. Güntekin. 11. Hava yolu ile gitmek: Yarın İstanbul'a uçuyorum. 12. mec. Yok olmak, ortadan kaybolmak: "Bütün kararları uçmuştu. Yüzünde iradesiz hatlar belirdi." -S. F. Abasıyanık. 13. mec. Çok sevinmek. 14. argo Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra hayal âlemine dalıp gitmek. 15. şaka Aşırılmak: Bizim kitaplar uçmuş. 16. din b. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek.

"cennet" için örnek kullanımlar

Yeraltı mağaralarından "dönüşen" bir cennet ve "Tirazkale" Müzesi.
Underground caves "into" heaven and "Tirazkale" Museum.
Kaynak: cnnturk.com
Cennet hurilerinin cehennem bekçileriyle dansı gibi olabiliyor o karışım.
Virgins of paradise as hell, rangers can dance the mixture.
Kaynak: sabah.com.tr
İki kanadın yanında, cennet manzaralı çiçek evler de bonus.
Addition to the two wings of paradise flower houses overlooking the bonus.
Kaynak: risaleajans.com
Dinimizde ''Cennet annelerin ayağı altındadır'' denmiştir.
'' Heaven'' under the feet of mothers were called religion of Islam.
Kaynak: sorgunpostasi.com

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.