Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

ayırmak ne demek?

 - 3 sözlük, 3 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

ayırmak anlamı
(-i, -e) 1. Bölmek: Elmayı dörde ayırmak. 2. (-e, -den) Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak: Çocuklara pastadan biraz ayırdım. 3. Bir yeri bir engelle bölmek. 4. (-den) Birbirinden uzaklaştırmak. 5. (-i) Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. 6. (-den, -e) Seçmek: "Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır." -F. R. Atay. 7. (-i, -den) İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak: Karıyı kocasından ayırmak. 8. (-i, -den) Farklı davranmak, fark gözetmek: Çocuklarımın hepsini aynı derecede severim, onları hiç birbirinden ayırır mıyım? 9. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek: Odayı çocuklara ayırmak.

Türkçe - İngilizce

ayırmak anlamı
fiil
1) separate
2) distinguish
3) allocate
4) devote
5) reserve
6) detach
7) isolate
8) set aside
9) split
10) divide
11) partition
12) appropriate
13) spare
14) segregate
15) allow
16) book
17) sort
18) demarcate
19) dissociate
20) allot
21) assort
22) except
23) insulate
24) single out
25) tear off
26) sequester
27) sort out
28) earmark
29) comb
30) classify
31) sever
32) divorce
33) set apart
34) disjoin
35) seclude
36) spread
37) unstick
38) pick out
39) sunder
40) part
41) dissever
42) cut out
43) disband
44) contradistinguish
45) snatch from
46) choose
47) comb out
48) select
49) divert
50) disunite
51) sweep off
52) keep apart
53) specialize
54) disrupt
55) winnow
56) wall
57) disembody
58) unpick
59) discard
60) tear away
61) take apart
62) divorce from
63) spread out
64) cut off
65) resolve
66) hive off
67) intend for
68) snatch away from
69) mark out
70) shut off
71) abstract
72) particularize
73) partition off
74) portion
75) reduce

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ayırmak anlamı
< ET adırmak: ayırmak || ayirmak

ayırmak eş anlamlısı

bölmek
(-i) 1. Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek: "Bir domates aldı, çakıyla dörde böldü." -N. Cumalı. 2. mec. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. 3. mat. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
fark etmek
1) görmek, seçmek: "Boğaz'ın sisle kaplı olduğunu ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti." -A. İlhan. 2) anlamak, sezmek: "Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti." -T. Buğra. 3) değişmek, başkalaşmak; 4) ayırt etmek: "Konuşma kesilmiyor, şimdi yabancı sesleri daha iyi fark etmekteyim." -R. H. Karay.
saklamak
(-i) 1. Elinde bulundurmak, tutmak: Okul kitaplarımı saklıyorum. 2. (-i, -de) Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak: Paralarını kasada saklıyor. 3. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. 4. (-i, -de) Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek: Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak. 5. (-i, -den) Gizli tutmak, duyurmamak: Bu haberi ondan saklamışlar. 6. (-i, -e) Birine vermek için ayırmak: Bu kitabı size sakladım. 7. (nsz) mec. Korumak, esirgemek: Allah saklasın.
seçmek
(-i) 1. Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak: Ben bu kitabı seçtim. 2. Birine oy vererek bir göreve getirmek: Biz sizi başkanlığa seçtik. 3. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek: "Benim ne akla hizmet edip de Almanca muallimliğini seçtiğime şaşıp şaşıp kalıyordu." -H. Taner. 4. Ne olduğunu anlamak, fark etmek: "Sizler gezip tozmakta hür olduğunuz hâlde insan zekâsı ile bir adım ilerisini seçemiyorsunuz, sezemiyorsunuz." -R. H. Karay. 5. Farklı görmek, üstün görmek. 6. Tercihini bir yönde kullanmak. 7. (nsz) Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek: O yemek seçer, her şeyi yemez.
tahsis etmek
ayırmak, özgülemek: "Bana üst kattaki yazlık odayı tahsis etmişlerdi." -Y. K. Beyatlı.

"ayırmak" için örnek kullanımlar

Hiçbir insanı Kürt, Laz, Türk diye ayırmak kimsenin haddi değildir.
No of people of Kurdish, Laz, Turk does not rate as one separate.
Kaynak: diyadinnet.com
Kadın ve emek kelimelerini zaten birbirinden ayırmak mümkün değildir.
Women and the labor is not possible to distinguish between the words already.
Kaynak: timeturk.com
Hasta olan kişinin havlusunu ayırmak gibi basit önlemlerde alınabilir.
Measures can be as simple as a towel to separate the person who is sick.
Kaynak: haberdar.com
Haliyle artık ailesine vakit ayırmak istediğini açıklaması da doğal!
As it stands now wants to devote time to his family a natural explanation!
Kaynak: blog.milliyet.com.tr
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.