Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

uyarmak, (uyatmak) ne demek?

 - 1 sözlük, 1 sonuç.

Tarama Sözlüğü

uyarmak, (uyatmak) anlamı
1. Uyandırmak, irşadetmek, ikazetmek. 2. Işığı parlatmak, yakmak. 3. Harekete geçmek.

"uyarmak, (uyatmak)" için örnek kullanımlar

TEİS olarak vatandaşlarımızı bir kez daha uyarmak istiyoruz.
TEIS once again would like to warn the citizens.
Kaynak: sabah.com.tr
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'u uyarmak istedi.
U.S. Secretary of State, John Kerry, Russian Foreign Minister Sergey Lavrov to warn.
Kaynak: haberrus.com
Diğer yandan Handan'ın Umut'la yakınlığını fark eden Bahar Umut'u uyarmak için harekete geçer.
Umut'la the other hand, the proximity of Handan Spring Hope to warn that the difference will be triggered.
Kaynak: haberciniz.biz
Onları gerçeklerle değil, ne amaç güttüğünü kestiremediğim duygularla değerlendirenleri uyarmak.
Them the truth, not what the purpose of you who consider pursuing a kestiremediğim stimulate emotions.
Kaynak: haber.stargazete.com
Bu semboller, insanları tehlikeye karşı uyarmak amacıyla kullanılmaktadır. Bunlar genellikle resim-yazı(piktogram)'lardır. Semboller nasıl
Kaynak: Tehlike sembolleri
Far, gece sürüş esnasında yolu aydınlatmak veya karşıdan gelen sürücüyü uyarmak amacıyla otomobil lerde kullanılan aydınlatma sistemine
Kaynak: Far (otomotiv)
Allah'ın insanlara vahiy göndermesinin bir takım nedenleri bulunmaktadır, bu nedenlerin en önemlisi Allah'ın insanları uyarmak istemesidir.
Kaynak: Vahiy
ve İsa'nın kendisinin de tanrı sı olan Allah 'ın emirleri hakkında insanları uyarmak üzere gönderilmiş bir peygamber olacağı şeklinde geçer.
Kaynak: Beşaret
Ada halkını olası Arap akınlarına karşı korumak ve muhtemel sardırılara karşı uyarmak amacıyla inşa edilmiştir. Denizden 700 metre
Kaynak: Saint Hilarion Kalesi
Günümüzde halen kemik gelişimi, erkek ergenliğini uyarmak, kanser ve AİDS gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Kaynak: Anabolik steroid
Tehdit edildiklerinde genellikle, saldırganı uyarmak amaçlı kıvrılıp çıngıraklarından ses çıkarırlar. İnsanların yakınlarında bulunan
Kaynak: Batı elmas sırtlı çıngıraklı yılanı
warning system) uçak yere yakın veya bir arazi engeline doğru ani tehlike içine girmiş ise pilot u uyarmak için tasarlanmış ikaz sistemidir.
Kaynak: EGPWS
Hutbelerin amacının halkı aydınlatmak ve uyarmak olduğunu söylemiş, hutbelerin tamamen Türkçe ve zamanın gereklerine uygun olması
Kaynak: Balıkesir Hutbesi
Gandalf Frodo'yu Nazgul'lar hakkında uyarmak için geri dönmek ister ama Saruman Radagast'ı, Gandalf'ı yanına çağırması için de
Kaynak: Radagast (Orta Dünya)
Bu teoriye göre ortama giren tanecikler atom ve molekülleri uyarmak veya iyonlaştırmak için enerji harcarlar ve frenlemeleri sonucu ivme
Kaynak: Çerenkov ışıması
SSS, kas kasılması nı uyarmak için motor sinir lifi nden oluşur. Bunlara iskelet kas larına ve deri ye bağlanan, duyusal olmayan sinir
Kaynak: Somatik sinir sistemi
anlatması veya bir kişiyi ona zarar verebilecek birine karşı (iddia tahminlerle değil, bir bilgiye dayanıyorsa) uyarmak gıybet kapsamına girmez.
Kaynak: Gıybet
Bunların yanında tokatlamak, bir kişinin kendine gelmesi için uyarmak için de olumlu amaçlarla kullanılabilinir. Kategori:Fizyoloji
Kaynak: Tokat (hareket)
Bir oyuncuyu veya öğütçüyü uyarmak veya cezalandırmak amacıyla, Oyun koşulları, ralli sonucunu etkileyecek şekilde bozulmuşsa.
Kaynak: Let
UPU kuruluşu kendilerine bildirilen bu etiketleri diğer üye ülkeleri uyarmak amacıyla yayınladığı "Uluslararası büro sirküleri" aracılığı
Kaynak: İllegal pullar
Daha güvenli bir internet içeriğini desteklemek, zararlı yazılım ve virüslere karşı kullanıcıları uyarmak ve bilinçlendirmek için faaliyet
Kaynak: Güvenli İnternet
Global Warner (Küresel Uyarıcı), önce çalışmalarına Türkiye 'de karadan başlayıp, daha sonra tüm dünyayı küresel ısınma ya karşı uyarmak,
Kaynak: Global Warner

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.