Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

yakmak ne demek?

 - 6 sözlük, 11 sonuç.

BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü

yakmak anlamı
bakınız» türkü yakmak.

Divanü Lügati't-Türk

yakmak anlamı
yaklaşmak, dokunmak; yakmak

Güncel Türkçe Sözlük

yakmak, -ar anlamı
(I) (nsz) Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek.
yakmak, -ar anlamı
(II) (-i) 1. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak: "Kendi sigarası için yaktığı kibriti bana uzattı." -F. R. Atay. 2. Ateşle yok etmek: Çöpleri yakmak. 3. Işık vermesini sağlamak: "Mavi ışıklı ispirto lambalarını yakarlar." -S. F. Abasıyanık. 4. Isı etkisiyle bozmak: Eteği ütülerken yaktı. 5. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek: Biber ağzı yakar. 6. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak: "Hekime daima şarabın midelerini yaktığından bahsederler." -F. R. Atay. 7. Kurutmak, zarar vermek: "Fırtına ekinleri yakmıştı." -S. F. Abasıyanık. 8. (nsz) Çok sıcak olmak: Bugün güneş yakıyor. 9. Karartmak: Güneşte vücudunu yaktı. 10. Çok üşütmek: Soğuk rüzgâr insanın yüzünü yakıyor. 11. Acıtmak: Canını yakmak. 12. mec. Silahla vurmak. 13. mec. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek: "Gözü mavi, boyu kısa, kendi muhacir olmasın. Ne olursa olsun makbulüm. Aman bu üçüne dikkat et. Beni yakma." -Ö. Seyfettin. 14. mec. Güçlü sevgi uyandırmak.
yakmak, -ar anlamı
(III) (nsz) Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.

Tarama Sözlüğü

yakmak anlamı
1. Yaklaşmak. 2. Yaklaştırmak.

Türkçe - İngilizce

yakmak anlamı
fiil
1) burn
2) light
3) kindle
4) light up
5) turn on
6) ignite
7) incinerate
8) fire
9) scorch
10) cauterize
11) bite
12) flash
13) sear
14) set on fire
15) put on
16) scathe

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

yakmak anlamı
Sürmek, koymak (kına için).

*Bor -Niğde

yakmak anlamı
Alıştırmak, ısındırıp sevdirmek: Öksüz kuzuyu sütlü koyuna yakalım.

Uluğbey *Senirkent, *Eğridir köyleri -Isparta
Kurna -Burdur
Oğuz, Darıveren*Acıpayam -Denizli
*Lapseki -Çanakkale
*Sivrihisar, Tokat -Eskişehir
*Merzifon köyleri -Amasya
Küçük İsa *Zile -Tokat
Şeyhler *Ulubey -Ordu
*Gemerek -Sivas
Genezin *Avanos -Nevşehir
*Bor -Niğde
*Ermenek -Konya
Navdalı *Mut -İçel
Güzelsu *Akseki -Antalya

yakmak anlamı
Önemli olaylar, acılar, ayrılıklar, seviler üstüne türkü, ağıt yapmak, düzmek.

Uluğbey *Senirkent, Bağıllı, Anamos *Eğridir -Isparta
*Bozdoğan -Aydın
Narlıdere -İzmir
*Alaşehir -Manisa
*Emet -Kütahya
*Sivrihisar, Tokat -Eskişehir
*Kandıra -Kocaeli
*Düzce -Bolu
*Taşköprü, -Kastamonu
*Merzifon köyleri -Amasya
*Hasankale -Erzurum
Maksutlu *Şarkışla -Sivas
Genezin *Avanos -Nevşehir
*Bor -Niğde
*Ermenek -Konya
*Milas -Muğla

yakmak anlamı
Oyunda yenmek, oyun dışı yapmak.

*Maçka -Trabzon

yakmak eş anlamlısı

karartmak
(-i) 1. Rengini karaya çevirmek, esmerleştirmek, siyahlaştırmak: Güneş tenini karartmış. 2. Karanlık duruma getirmek: Perdeler odayı kararttı. 3. Işığı kısmak veya örtmek. 4. mec. Kötü bir duruma getirmek: "Seyahat onu yormuş ve karartmıştı." -P. Safa.
mahvetmek
(-i) (ma'hvetmek) 1. Yok etmek. 2. Bozup işe yaramaz duruma getirmek: Kuraklık ekinleri mahvetti. 3. Onmaz duruma getirmek: "Beni bu güzel havalar mahvetti / Böyle havada istifa ettim / Evkaftaki memuriyetimden." -O. V. Kanık. 4. Boşa gitmesine sebep olmak, heba etmek: Ufak bir dikkatsizlik bütün emeklerimi mahvetti.
sürmek
(-i, -e) 1. Yönetip yürütmek, sevk etmek. 2. Devam etmek: "Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer." -Anayasa. 3. Önüne katıp götürmek: Koyunları sürmek. 4. Uzatmak, ileri doğru itmek: "Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor." -M. Ş. Esendal. 5. Dokundurmak, değdirmek: "Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim." -H. C. Yalçın. 6. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek: "Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler." -Y. Z. Ortaç. 7. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek: "Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor." -R. H. Karay. 8. tic. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak: "Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler." -H. R. Gürpınar. 9. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. 10. (-i) Herhangi bir durum içinde bulunmak: "Dört duvar arasında bir memur hayat sürüyordu." -Y. Z. Ortaç. 11. (-i) Pulluk veya sabanla toprağı işlemek: "Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi." -Ö. Seyfettin. 12. (nsz) Olmaya devam etmek: "Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum." -A. Gündüz. 13. (nsz) Zaman geçmek: Çok sürmez, her şey düzelir. 14. (nsz) Zaman almak: "Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü." -A. Haşim. 15. bit. b. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek: "Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı." -R. H. Karay. 16. (nsz) Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak.

"yakmak" için örnek kullanımlar

Sobayı yakmak için otomobilden benzin alıyor ve sobayı parlatıyor.
Taking the car to burn gas stove and stove shining.
Kaynak: haberturk.com
Aslında antrenmanlarda herkesin kaçtığı bacak egzersizleri yağ yakmak için birebirdir.
In fact, everyone fled in training the ideal choice for leg exercises to burn fat.
Kaynak: posta.com.tr
Samsun'da 4 kızının da erkek arkadaşı olduğunu öğrenen baba, evine benzin döküp yakmak istedi.
The father is her boyfriend's daughter is 4 Samsun, poured petrol to burn his house.
Kaynak: ensonhaber.com
Apartmanlarda kalorifer i yakmak, bakkal alışverişi yapmak, güvenliği sağlamak gibi görevleri vardır. Mesleki görevleri: Kapıcının sık
Kaynak: Kapıcılık
Şabat günü Yahudiler için dinlenme günü olduğundan ateş yakmak, paraya dokunmak, arabaya binmek gibi işler o gün yasaktır. On Emir 'in
Kaynak: Şabat
F-4 Vietnam Savaşı sırasında Amerikan ordusu tarafından sığnakları ve köyleri napalm bombaları ile yakmak ve de havadan destek vermek
Kaynak: F-4 Phantom II
5.Ormanda ateş yakmamalıyız, yakmak zorundaysak çimensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız. İhmal ve dikkatsizlik
Kaynak: Orman yangını
Bu Ghat'lardan bazıları ölüleri yakmak için kullanılır. Daha sonra küller nehre atılır. Ganj Nehri'nde yıkanmak günahlardan arınmak
Kaynak: Varanasi
1825 yılının Ağustos ayında İskenderiye 'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa komutasındaki Mısır donanmasını yakmak gibi cesur bir girişimde
Kaynak: Konstantin Kanaris
Sözcük eylem halinde "mangal yapmak" veya bazı yörelerde "mangal yakmak" şeklinde kullanılır. Mangal yakıtı olarak genellikle odun , kömür
Kaynak: Mangal
Lohusa kadını yalnız bırakmamak, ışıkları sürekli yakmak, başucuna Kuran koymak, yüzünü kırmızı örtüyle örtmek bunlardan bazılarıdır.
Kaynak: Alkarısı
Sezar'ın cevabı ağaçları kesmek, hayvanlarını ele geçirmek ve yerleşim yerlerini yakmak oldu ancak bu girişim kışın gelmesiyle başlayan
Kaynak: Menapiler
Tutuklamalar ve aramalar sıklaşınca Arpad kitapları yakmak zorunda kaldı. Sait Faik, Medar-ı Maişet ismini ise ilk kez Vakit Gazetesi'nde
Kaynak: Medarı Maişet Motoru
Doğada ates yakmak için cok işe yarar ufalanmıs olan kav parcacıklarının üstüne çakmak tası ya da yanınızda varsa kıvılcım cıkaracak bir
Kaynak: Kav mantarı
Görevleri ayin yemeğini hazırlamak, kutsal ateşi yakmak, imparator için ya da ayinlerde kullanılmak üzere giysiler dokumaktı.
Kaynak: Aklya Kona
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur. Yağış mevsiminde hava genelde sislidir fakat havanın açık olduğu zamanlarda oluşan doğa
Kaynak: Bektaş Yaylası
Yahudiler için Şabat günü çalışmak, ateş yakmak, araba kullanmak gibi şeyler yasak olduğundan Yahudiler için bu işleri yapan gönüllü
Kaynak: Şabos goy
Parkta ateş yakmak yasaktır. Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır. parka köpek sokmak yasaktır.
Kaynak: İsviçre Ulusal Parkı
Fiziksel : Vurmak, tokatlamak, yakmak, ittirmek, bağlamak ya da fazla ya da yanlış ilaç vermek gibi örnekler. Psikolojik : Bağırmak,
Kaynak: Yaşlı istismarı

Yakın Kelimeler

(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.