Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

nakletmek ne demek?

 - 2 sözlük, 2 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

nakletmek, -der anlamı
(-i) (na'kletmek) 1. Nakil işini yapmak, bir yerden başka bir yere geçirmek, iletmek: "İkisi de koluna girerek hastayı otomobile naklettiler." -P. Safa. 2. Anlatmak, aktarmak: "Olanı biteni, olduğu gibi bir bir nakledeyim de yüreğiniz rahat etsin." -S. M. Alus.

Türkçe - İngilizce

nakletmek anlamı
fiil
1) transfer
2) transport
3) convey
4) carry
5) transplant
6) remove
7) communicate
8) recount
9) ship
10) carry forward
11) carry over
12) bring forward
13) freight
14) graft
15) implant
16) route

nakletmek eş anlamlısı

aktarmak
(-i, -e) 1. Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. 2. (-i) Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. 3. (-den, -e) Bir dilden başka bir dile çevirmek, tercüme etmek. 4. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. 5. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. 6. İletmek, bildirmek: "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır." -H. Taner. 7. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. 8. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. 9. (-i) Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. 10. ed. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. 11. (-i) ed. Alıntılamak: "Onun yerine Salah Birsel'in bir şiirini aktaracağız." -S. Birsel. 12. tek. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek.
anlatmak
(-i, -e) 1. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek: "Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi." -P. Safa. 2. İnandırmak, ikna etmek: Derdinizi ona anlatmak kolay değil. 3. (nsz) Söylemek, nakletmek: "Sonra bir hikâye anlattı." -A. Ş. Hisar.
iletmek
(-i) 1. Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek: "Bunların tek kaygıları gördüklerini, duyduklarını okurlara iletmektir." -S. Birsel. 2. fiz. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere götürmek.

"nakletmek" için örnek kullanımlar

Mavi Akım Rusya 'dan Türkiye 'ye doğal gaz nakletmek için Karadeniz geçişli büyük boru hattıd ır. Boru hattı merkezi Hollanda olan Rus
Kaynak: Mavi Akım
Ana görevi atmosfer deki oksijen i kan dolaşımına nakletmek ve dolaşımdaki karbondioksit i atmosfere çıkartmaktır. Bu görev, gaz
Kaynak: Akciğer
Onu birçok defa başka bir hapishaneye nakletmek isterler fakat o kedisini geride bırakmak istemez ve yasal boşluklardan yararlanarak her
Kaynak: Charles Westmoreland
Hatta Bagwell'in altında, bu grup o kadar güçlendi ki Donaldson'ın müdürü gurubu dağıtıp üyeleri ülkedeki çeşitli hapishanelere nakletmek
Kaynak: Theodore "T-Bag" Bagwell
Oturum Tanımlaması: Bir çoklu ortam oturumunda gerekli bilgiyi nakletmek için bu bilgiyi bulup oturuma katan iyi tanımlanmış bir formattır
Kaynak: Session Description Protocol
rahatça okumak ve bir yerden diğer bir yere kolayca nakletmek amacı ile yapılan rahlelerin yapımında sanatkârlar en iyi malzemeleri
Kaynak: Rahle
Çünkü Sena'î'nin sözünü nakletmek, o sözü göstermek, belirtmektir. Zira her şeyi güneş gösterir” Seyyid burada, Sena'î'nin sözünü güneşe
Kaynak: Seyyid Burhaneddin
Bu durum Roma'yı, askerlerini trireme ve quinquerem gibi savaş gemileriyle nakletmek zorunda bırakmaktadır. Bu gemilerin taşıma kapasitesi
Kaynak: Ecnomus Burnu Deniz Muharebesi
Her boyun meşhur olmuş bahşıları, halk destanlarını ağızdan ağıza nakletmek suretiyle yaşatmışlardır. Özbeklerde güz mevsiminden itibaren
Kaynak: Baksı
Koyun kanı nakletmek için üç tane koyuna ihtiyaç vardır; ilki kanı alınan, ikincisi kanın nakledilmesine müsaade eden, üçüncüsü ise nakli
Kaynak: Kan grubu
Doğduğum köy hakkında babam Rüştü Serbes'ten duyduklarımı nakletmek istiyorum. Köy halkı orta asyadan toros dağlarına göçebe olarak gelen
Kaynak: Kavakyeri, Köprübaşı
gümrük dışından sokmak, farklı güzergahlardan nakletmek ya da ticareti yasaklanan / kısıtlanan malların ticaretini yapmak şeklinde oluyordu
Kaynak: Asur Ticaret Kolonileri Çağı
O döneme ait enteresan bazı vakaları nakletmek isterim; doğal olarak daha 14 yaşını ancak geçmiş bir öğretmen olarak oraya gidiyorum.
Kaynak: Baha Akşit
Scipio, bölgede küçük bir müfreze bırakıp ordusunun büyük bir bölümünü deniz yoluyla kuzey İtalya'ya nakletmek zorunda kalıyor, Hannibal
Kaynak: Pön savaşları
govdelerini sahil kiyisina nakletmek ve burada bunlardan kereste üretmek maksadıyla birçok beyaz keresteci bu bölgeye gelip yerleşmeye başladılar.
Kaynak: Gold Coast, Queensland
Çok geçmeden, bu kampa en önemli işi kömür çıkartıp limandan nakletmek olduğu için, İngiltere'de Kuzey-Doğu bölgesinde aynı işi yapmakla
Kaynak: Newcastle, Yeni Güney Galler
yerinden kımıldatmamak, kırık, çıkık, burkulma gibi durumlarda yerinde müdahalede bulunarak kazazedeyi güvenli şekilde sağlık kurumuna nakletmek.
Kaynak: İlk yardım
25 Nisan akşamı: Yaralıları nakletmek için doktor gönderiniz. Aman yüzbaşım, Allah aşkına bana takviye kuvveti gönderiniz. Çünkü, karaya
Kaynak: Seddülbahir Cephesi
bölüm) geçen bir hadîsi buraya nakletmek istiyorum: “ Dünya hercü merc içinde kaldıgında, fitneler zuhur ettiginde ve yollar kesildiginde
Kaynak: İmam Mehdi

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.