Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

serbest ne demek?

 - 5 sözlük, 5 sonuç.

BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

serbest anlamı
bakınız» özgür

BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

serbest anlamı
özgür. ~ mallar: özgür mallar.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

serbest anlamı Fr. libre
(kimya)

Güncel Türkçe Sözlük

serbest anlamı
sf. 1. Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. 2. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. 3. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan: Öğleyin serbestim, gelebilirsin. 4. Bazı kurallara bağlı olmayan: Serbest ticaret. Serbest nazım. 5. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. 6. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın). 7. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen: Serbest geçiş 8. zf. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde: "Ötekilere de pek serbest davranır isem de onlar benden utanırlar." -M. Ş. Esendal.

Türkçe - İngilizce

serbest anlamı
sıfat
1) free
2) independent
3) loose
4) open
5) liberal
6) leisure
7) unrestricted
8) unconfined
9) disengaged
10) unbound
11) exempt
12) permissive
13) unfettered
14) unconstrained
15) at liberty
16) freewheeling
17) unattached
18) unrestrained
19) unencumbered
20) unchecked
21) untrammeled
22) footloose
23) freehearted
24) quit
25) unengaged
26) cavalier
27) easy
28) fetterless
29) unhampered
30) latitudinarian
31) unshackled
32) go-as-you-please
33) untrammelled
zarf
1) at large
kelime öbeği
1) in the clear

serbest eş anlamlısı

erkin
sf. Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest.
hür
sf. 1. Özgür: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim." -T. Fikret. 2. zf. Özgür bir biçimde: "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım." -M. A. Ersoy.
özgür
sf. 1. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür: "Muallim Naci'den önceki çevirmenler de çok özgür bir çeviriden yanadırlar." -S. Birsel. 2. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). 3. Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan. 4. Tutuklu olmayan, hür. 5. Başkasının kölesi olmayan, hür. 6. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen: Özgür basın. Özgür girişim.

"serbest" için örnek kullanımlar

iyide bu adamın suçu sabit nasıl oluyorda serbest yargılanıyor.
How hard is it Kaya Artemis at fault in this man's free trial.
Kaynak: takvim.com.tr
Turizm, serbest ticaret ve enerji, hepsi yan yana dünyaya buradan açılıyor.
Tourism, free trade, and energy, all of them side by side with the world opening up here.
Kaynak: habergazete.com
Bunun için serbest ticaret anlaşmaları imzalıyoruz, 19 ülkeyle imzalandı.
To do this, getting a free-trade agreements, was signed in 19 countries.
Kaynak: haber.stargazete.com
Serbest paraşüt; paraşütle atlamanın güvenlikle ilgili temel kuralları dışında belli bir düşüş prosedürü olmadan yapılan serbest atlayışı
Kaynak: Serbest paraşüt
Kimya da radikaller (çoğu zaman serbest radikal olarak değinilir) eşleşmemiş elektronu olan atom, molekül veya iyonlardır. Bu eşleşmemiş
Kaynak: Radikal (kimya)
Serbest enerji; İngilizce "free energy" özgür, bağımsız, serbest anlamlarında tekel leşen enerji lobi lerine karşılık olarak geliştirilen,
Kaynak: Serbest enerji
Bir serbest dünya oyuncunun sanal bir dünyayı serbestçe dolaşabildiği video oyunu seviye tasarımı kavramının bir türüdür. "serbest dolaşım"ın
Kaynak: Serbest dünya

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.