Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

sınır ne demek?

 - 9 sözlük, 11 sonuç.

BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü

sınır anlamı İng. frontier Osm. hudut Alm. "Staats" Grenze Fr. frontière
İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bakınız» doğal sınır, yapma sınır.

BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

sınır anlamı İng. limit Osm.had, hudut Lat.limitis Alm.Grenze Fr. limite
1- Bitim, bitme, sona erme; bir şeyin sona erdiği nokta. 2- Varlık ya da etki alanının dış çevresi. 3- Uzayda iki bölgeyi ayıracak biçimde belirtilen nokta, çizgi ya da yüzey. 4- İki zaman dönemini ayırmaya yarayan nokta. 5- Eyleme olanağının kalmadığı nokta (gücün sınırı, bilimin sınırı, usun sınırı).

BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü

sınır anlamı İng. limit Osm.limit Alm. Grenze Fr. limite
1- Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. 1 - (İng. boundary)Evreleri birbirinden ayıran yüzey.

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

sınır anlamı İng. boundary Alm. Grenze Fr. borne
İki ayrı taneyi birbirinden ayıran yapısal çizgi.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

sınır anlamı Osm. hudûd Fr. frontière, limite
(coğrafya)

Güncel Türkçe Sözlük

sınır anlamı
is. 1. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. 2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. 3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç: Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı. 4. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst sınır, limit. 5. mat. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. 6. mec. Uç, son.

Türkçe - İngilizce

sınır anlamı
isim
1) limit
2) border
3) frontier
4) boundary
5) bound
6) borderline
7) limitation
8) borderland
9) watershed
10) extreme
11) butting
12) march
13) compass
14) stint
15) pale
16) bourne
17) confine
18) deadline
19) extremity
20) verge
21) bourn
22) circumscription
23) line of demarcation
24) purlieu
25) skirting
sıfat
1) frontier

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

sınır anlamı Rum.sinoro
1. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut: § "Şarkî Türkistan'ın illeri Çin çitinde (serhat, sınır) yaşadıkları için, fizyonomi, lisan ve töre itibariyle az çok Çinlileşmiş idiler." -Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, 103. 2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi: § "… beldelerden şimdi hangileri sınırlarımızın dışında kalmış ise onlarla mukayese edin." -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 107. 3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç: § "Beş hassemin sınırını tırmalayıcı ve ilerisini derin bir (melankoli) duygusundan ibaret…" -Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 35. § "Her ikisi de III. sınır'ın belirlenen noktasına kadar birbirlerini göremezler. " -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar: II. Sınır, 241. 4. mec. Uç, son.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

sınır anlamı
Duvar.

-Balıkesir

sınır anlamı
Kaydırak oyunu.

Ilıcaksu *Domaniç -Kütahya

sınır anlamı
Diz arkası.

Elpen *Saimbeyli -Adana

sınır eş anlamlısı

hudut
is. (hudu:du) 1. Sınır: "Bir çiçek dermeden sevgi bağından / Huduttan hududa atılmışım ben." -F. N. Çamlıbel. 2. mec. Uç, son.
limit
is. Sınır.
son
sf. 1. Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı: "Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu." -P. Safa. 2. En arkada bulunan: Son vagon. 3. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan: "Son atlıkarıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm." -H. A. Yücel. 4. is. Uç, sınır. 5. Olanca: "Son kuvvetiyle: Ya Ali! diye bağırdı." -M. Ş. Esendal. 6. is. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet: Kışın sonu. Bu yolun sonu. 7. is. mec. Ölüm. 8. is. anat. Döl eşi.

is. 1. Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası: "Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu." -A. Gündüz. 2. Bir şeyin baş veya son noktası. 3. Bir şeyin kenarı: "Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz." -R. H. Karay. 4. Dış kenar, periferi. 5. Bir uzaklığın son noktası: "İstikbal bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor." -F. R. Atay. 6. Bir şeyin başı, tepesi. 7. sf. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. 8. tar. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak.

"sınır" için örnek kullanımlar

Diyelim ki bir üst sınır kondu ve her 3 bin üyeye bir komite kuruldu.
Let's say you were an upper limit and a committee was established in each of the 3 thousand members.
Kaynak: kentgazetesi.com
Konular farklı olabilir, ancak her zaman benzer bir tema vardır: Sınır.
Topics may be different, but always has a similar theme: Boundary.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
AKP sömürüde sınır tanımıyor: Çocuk işçiler ağır işlere!
The AKP rampant exploitation: child workers, heavy-duty!
Kaynak: haber.sol.org.tr
Sinema filminin galası geçtiğimiz gün yapıldı, ancak hemen sınır geldi.
Was the premiere of a movie the other day, but immediately came to the border.
Kaynak: stargundem.com
Aşağıdaki liste Şubat 2009 tarihi itibariyle Türkiye 'nin sınır geçişlerinin bir listesidir. | Sınır Kapısı | Bulunduğu İl | Bağladığı
Kaynak: Türkiye'nin sınır kapıları
Sarp Sınır Kapısı, Karadeniz kıyısında, Türkiye ile Gürcistan arasındaki sınır kapısı dır. Adını, Sarp köyünden alır. tarafındaki sınır
Kaynak: Sarp Sınır Kapısı
Gürbulak Sınır Kapısı, Türkiye 'yi İran 'a bağlayan en önemli sınır kapısıdır. Gürbulak 'ta yer alır. Erzurum ve Dilucu buraya bağlı
Kaynak: Gürbulak sınır kapısı
Türkgözü Sınır Kapısı, Ardahan ilinin Posof ilçesinde bulunan ve Gürcistan 'a açılan Türkiye sınır kapısıdır. Kategori:Türkiye-Gürcistan
Kaynak: Türkgözü Sınır Kapısı
Akyaka Sınır Kapısı, Kars ili nin en doğu bölgesinde yer alan Akyaka ilçesinde bulunan Ermenistan sınırında bulunan sınır kapısıdır.
Kaynak: Akyaka Sınır Kapısı
elemanına eşit ya da ondan büyük olan P elemanı, alt sınır ise S'nin her elemanına eşit ya da ondan küçük olan P elemanı olarak tanımlanmaktadır.
Kaynak: Üst ve alt sınır
Psikolojik eşik, psikolojik aşama, psikolojik sınır veya psikolojik bariyer, bir konuda psikolojik nedenlerle aşılması güç olan nokta.
Kaynak: Psikolojik eşik

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.