Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

bâlâ ne demek?

 - 6 sözlük, 19 sonuç.

BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü

bâlâ anlamı
Osmanlılarda birinci sınıf "ulâ" rütbesi ile vezirlik arasında yüksek bir sivil aşama.

BSTS / Veteriner Hekimlik Tarihi ve Deontoloji Terimleri Sözlüğü

bala anlamı
(hlk.) Kuş yavrusu.

Divanü Lügati't-Türk

bala anlamı
kuş ve hayvan yavrusu
bala anlamı
bir adamın işlerinde (çok kere çiftlik işlerinde) yardımcısı, çırağı

Güncel Türkçe Sözlük

bala anlamı
is. hlk. Yavru, çocuk.
Balâ anlamı
öz. is. (ba:lâ:) Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Kişi Adları Sözlüğü

Bala anlamı Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
Yavru, çocuk.
Balâ anlamı Köken: Far.
Söyleyiş: (ba:la:) Cinsiyet: Erkek
Yüksek, üst, yüce.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

bala anlamı
1. Çocuk, yavru, küçük. 2. Oğlan çocuğu. 3.bakınız» balak(I)-1.
bala anlamı
1. Bezden yapılmış bebek. 2. Marangozların cila yapmak için kullandıkları içi pamuk dolu bez. 3. Bulaşık bezi.
bala anlamı
1. Karamuk. 2. Yabanî bakla.
bala anlamı
1. Belâ. 2. Zor, güç.
bala anlamı
Tatar: Bala kızının gözleri şiş olur.

Kayapa -Edirne

bâla anlamı
Buğday ve arpanın içinde bulunan mercimek şeklinde siyah tanecikler.

*Bozdoğan -Aydın

bala anlamı
Manda yavrusu, malak

-Erzurum

bala anlamı
Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise

Yenice, Kayı *Emet -Kütahya

balâ anlamı
(< Ar. belâ) bela
bala anlamı
< ET bala: yavru; çocuk. || (benim) balam: yavrum, evladım
bala anlamı
Yavru

Kars

bâlâ eş anlamlısı

çocuk
is. 1. Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı." -R. H. Karay. 2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış." -B. R. Eyuboğlu. 3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti." -B. R. Eyuboğlu. 4. Genç erkek. 5. mec. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. 6. mec. Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: Otuz yaşında ama hâlâ çocuk. 7. mec. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
yavru
is. 1. Yeni doğmuş hayvan veya insan: Kedi yavrusu. Kuş yavrusu. 2. Çocuk, evlat: "O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor." -R. H. Karay. 3. mec. Bir şeyin küçüğü: "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur." -T. Buğra. 4. argo Güzel, alımlı genç kız.

"bâlâ" için örnek kullanımlar

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, sahte bala savaş açtı.
Food, Agriculture and Livestock Ministry, declared war on fake honey.
Kaynak: takvim.com.tr
Usame Kandil ileri safhadaki kanser ve AİDS hastalarına bala katılmış çörek otu vermektedirler.
Osama Kandil advanced phase of cancer and AIDS patients participated in honey give black seed.
Kaynak: blog.milliyet.com.tr
Birinde; çile, acı dolu bir gelecek, diğerinde bir el yağ diğeri bala bağlanmış, fakat günah.
One; ordeal, a future full of pain, and the other connected to a hand-held oil and the other honey, but sin.
Kaynak: gunes.com
Ankara'nın Bala ilçesine bağlı.
Ankara township of Bala.
Kaynak: sabah.com.tr

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.