Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

basamak ne demek?

 - 10 sözlük, 13 sonuç.

BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü

basamak anlamı İng. digit place, digit position Fr. rang (d'un chiffre)
Bir konumsal gösterimde, bir damganın bulunabileceği ve bir sıra sayısı ya da eşdeğerli bir tanıtıcı ile belirtilebilen her bir konum.

BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü

basamak anlamı İng. order Osm. mertebe Alm. Ordnung Fr. ordre
1- Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. 2- Bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi.

BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü

basamak anlamı İng. stile Alm. Stiel Fr. montant
dekorda kullanılan bir iki basamağa verilen ad.

BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü

basamak anlamı İng. order Osm. mertebe Lat.ordo, ordinis Alm. Ordnung Fr. ordre
(I) 1- Bir öbeksinin sayal sayısı. 2- G öbeğinin bir x öğesi için, { x } kümesinin ürettiği altöbeğinin sayal sayısı. 3- Bir dördül dizeyde tüm dizeçlerin ya da dikeçlerin sayısı. 4- Bir işlevin kaçıncı kez türevinin alındığını bildiren doğal sayı. 5- Bir türetik denklemde en yüksek basamaklı türevin basamağı.
basamak anlamı
(II) bakınız» basamaklı sayıtlama.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

basamak anlamı Osm. mertebe Fr. ordre
(matematik)

BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri

basamak anlamı İng. running board Osm. marşpiye Alm.Trittbrett Fr. marchepied
Kimi binitlerin iki yanında bulunan, ayak basılacak biçimde uzun, yatay düzlem.

BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü

basamak anlamı İng. grade Osm. mertebe
Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri.

Güncel Türkçe Sözlük

basamak, -ğı anlamı
is. 1. Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri: "Koşarak basamaklara yürüdü, merdivenleri bir solukta çıktı." -P. Safa. 2. Derece, aşama, kerte, evre. 3. mec. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer: "Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak." -H. E. Adıvar. 4. mat. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane: Onlar basamağı. Yüzler basamağı. 5. mat. Bir Tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

Türkçe - İngilizce

basamak anlamı
isim
1) step
2) digit
3) tread
4) rung
5) place
6) stair
7) ladder
8) order
9) footstep
10) echelon
11) grade
12) pitch
13) scale
14) tread board
15) column

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

basamak anlamı
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele

-Bursa
Pazarcık *Bozüyük -Bilecik
-İstanbul
Burunkaya -Zonguldak
Hacıveli *Abana -Kastamonu
*Sungurlu -Çorum
*Boyabat -Sinop
*Çarşamba köyleri -Samsun
*Göle, *Ardahan -Kars
Karaözü *Gemerek -Sivas
*Ereğli -Konya
*Anamur -İçel
*Nizip -Gaziantep
-Maraş

basamak anlamı
1. bakınız» basak(I)-1. 2. Dere, çaydan geçmek için suyun içine konulmuş taşlar. 3. Tuluma peynir basmak için kullanılan sopa.
basamak anlamı
Derenin dar yerine geçit olarak konulan taşlar.

Dereçine *Sultandağı Afyon

basamak eş anlamlısı

aşama
is. 1. Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. 2. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale: "Onlar biçkiyi, provayı öğrenme aşamasına gelmişlerdi." -A. Kutlu. 3. sp. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
derece
is. 1. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı." -Ö. Seyfettin. 2. e. Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti." -E. E. Talu. 3. fiz. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: Sıcakölçerin dereceleri. 4. fiz. Sıcaklıkölçer: "Hastaların ateşini ölçen aletle, dereceyle ancak asker ocağında karşılaşabilirdi." -N. Hikmet. 5. kim. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. 6. mat. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: Dik açılar doksan derecedir. 7. sp. Başarı gösterme.
evre
is. Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.
hane
is. (ha:ne) 1. Ev, konut. 2. Ev halkı: "Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı." -N. Cumalı. 3. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz: Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4. mat. Basamak. 5. müz. Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri. 6. Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz: Balıkhane, yazıhane.
kerte
is. 1. İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. 2. mec. Derece, radde: "Bu öldürme sözünü mübalağanın son kertesi olarak kullanmıştım." -R. N. Güntekin.

"basamak" için örnek kullanımlar

İşsizlik oranı iki basamak birden gerileyerek yüzde 7.7 düzeyine indi.
The unemployment rate fell to 7.7 per cent decline more than two digits.
Kaynak: haberturk.com
Dengenin sağlanacağı son basamak olarak sadece İran kalmıştır.
Iran remained the balance will be provided only to the last digit.
Kaynak: blog.radikal.com.tr
Turizmde dünya rekabet endeksi: Rusya 4 basamak geriledi, Türkiye yükseldi.
World tourism competitiveness index: Russia declined 4 digits, Turkey rose.
Kaynak: turkrus.com
Dokuz basamak sonra manastırın muhteşem ahşap kapısındaydı.
Beautiful wooden door of the monastery after nine digits.
Kaynak: odatv.com

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.