Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

büyümek ne demek?

 - 3 sözlük, 3 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

büyümek anlamı
(nsz) 1. Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek: "Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken." -F. H. Dağlarca. 2. Yetişmek: "İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm." -A. Gündüz. 3. Yaşı artmak, yaşlanmak: "Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti." -Ö. Seyfettin. 4. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak: "İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü." -M. Ş. Esendal. 5. Sayıca artmak. 6. Genişlemek: "Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu." -F. F. Tülbentçi. 7. Önem ve değer kazanmak: "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız." -O. S. Orhon.

Türkçe - İngilizce

büyümek anlamı
fiil
1) grow
2) grow up
3) outgrow
4) expand
5) enlarge
6) increase
7) vegetate
8) extend
9) augment
10) bulk
11) flourish
12) wax
13) greaten
14) accrue
15) hatch
16) shoot up
17) swell

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

büyümek anlamı
Donmak, üşümek

*Fatih -İstanbul

büyümek eş anlamlısı

genişlemek
(nsz) 1. Geniş duruma gelmek, büyümek. 2. Bollaşmak. 3. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak: "Ahali dar parmaklıklardan kurtulur kurtulmaz, yelpaze gibi açılıp genişleyerek dağılıyorlardı." -P. Safa. 4. mec. Yaygın duruma gelmek: Ünü, ölümünden sonra daha da genişlemişti.
yaşlanmak
(nsz) Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak: "Allah'ın takdiri bilinmez ama ben seni hayli yaşlanmış görüyorum." -T. Buğra.
yetişmek
(-e) 1. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak: "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." -Ö. Seyfettin. 2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak: Bu giysi yarına yetişmeli. 3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak: "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." -A. Ş. Hisar. 4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak: "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." -Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Değmek, uzanıp dokunabilmek: Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez. 6. Vakit bulmak, yapabilmek: Ben bu kadar işe yetişemem. 7. (nsz) Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek: Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir. 8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak: "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm." -P. Safa. 9. (nsz) Üremek, büyümek, olmak: "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." -S. F. Abasıyanık. 10. (-de) Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek: "İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben." -Y. Z. Ortaç. 11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. 12. Yardım etmek, yardımına koşmak: "Tam o sırada talih imdadıma yetişti." -R. H. Karay.

"büyümek" için örnek kullanımlar

Kendi imkanlarıyla büyümek isteyen şehirlere Kayseri'yi örnek gösteriyoruz.
Cities who want to grow their own means of an example we show Kayseri.
Kaynak: ekonomi.milliyet.com.tr
90'larda Türkiye'de büyümek üzerine bir oyun: Olmamış mı?
Grow in Turkey on the 90-game: it did not happen right?
Kaynak: tiyatronline.com
"Büyümek istiyorum" StilSOS'la dünyaya açılmak istiyoruz.
"I want to grow up" StilSOS'la would like to open up to the world.
Kaynak: isteinsan.com.tr
Sektörümüz daima bilgi ve iş anlamında büyümek zorunda.
Always have to grow our industry knowledge and business sense.
Kaynak: turizmguncel.com
büyümek, eskimek (oluş fiili) uyumak, durmak (durum fiili) Fiil ve yüklem : Zaman zaman fiil (eylem) ve yüklem kavramları birbirine
Kaynak: Fiil
Anaerobik organizma , büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma. Anaerobik solunum , moleküllerin oksijenin bulunmadığı bir ortamda
Kaynak: Anaerobik
Ardından gazeteci olarak işe başladı ve babasız büyümek hakkında bir kitap yazdı. Bach 1977'de, Martı filmini çektiği sırada, aktris Leslie
Kaynak: Richard Bach
Yalnız büyümek Leyla için bir zorunluluk fakat Roxy için bir tercihtir. Türkiye'de almancı Almanya'da Türk kızı diye dışlanır.
Kaynak: Leyla'nın Evi
2006'da ilk romanı ASPiRiN ve RAKI adında; modern dünya ve gelenekler arasında büyümek zorunda kalan yedi kız kardeşin hayatını anlatan
Kaynak: Akdemir Udenta
grow | grew | grown | büyümek | hang | hung | hung | asmak | have | had | had | sahip olmak | hear | heard | heard | duymak |
Kaynak: Düzenli-Düzensiz Fiiller
Thoth kazanmış, ışığının bir kısmını kaybettiği için Khons bir ay boyunca tüm ihtişamını gösterememiş ve batıp tekrar büyümek için
Kaynak: Khons
Şamhat, bitkiler için verimli, hızlı büyümek, olağanüstü bir endama ve güzelliğe sahip anlamlarına gelen, "samahu" kökünden türemiş bir
Kaynak: Şamhat
Sonuç olarak yalnız ve diğer insanlardan ayrı olarak büyümek zorunda kaldı. Mangada ima edildiğine göre, duygusal olarak çok zor zamanlar
Kaynak: Naruto Uzumaki
İş büyümek üzereyken Enver Paşa müdahale eder. Gürcistanın kapandığını gören Türkler Ermenistan üzerinden Bakü istikametinde ilerlerler
Kaynak: Friedrich-Werner Graf von der Schulenburg
Dİğer kardeşlerde başka yörelere oba kurarak,gelişİp büyümek için ayrı ayrı yerlerde konaklamayı bir bölge şehir oluşumunu sağlama amacı o
Kaynak: Karaaliler, Bucak
Bu duvarı aşmak, İbo'nun büyümek için verdiği en büyük sınav olacak. | LineColor FFD700 BölümNumarası 19 | BölümNumarası2 2 | Başlık
Kaynak: Suskunlar (dizi)
Bir gün halası ona büyüdüğünü söyler, Wendy biraz düşününce büyümek istemediğini anlar. Ama ne yazıkki buna bir çare yoktur, her gece
Kaynak: Peter Pan (film)
Vagonmedya.com
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.