Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

karışık ne demek?

 - 4 sözlük, 4 sonuç.

BSTS / Alantopu Terimleri Sözlüğü

karışık anlamı İng. mixed doubles Fr.mixtes
Karşılaşmada tarafların biri kadın öteki erkek olmak üzere ikişer oyuncudan kurulması.

Güncel Türkçe Sözlük

karışık anlamı
sf. 1. Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: Karışık salata. 2. Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız. 3. Saf olmayan: Karışık süt. 4. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!" -N. Cumalı. 5. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın." -P. Safa. 6. hlk. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

Tarama Sözlüğü

karışık anlamı
Mahlût, birbirine karıştırılmış hububat

Türkçe - İngilizce

karışık anlamı
sıfat
1) mixed
2) complicated
3) confused
4) complex
5) blended
6) intricate
7) medley
8) assorted
9) hybrid
10) composite
11) combined
12) promiscuous
13) involved
14) miscellaneous
15) compound
16) adulterated
17) disorganized
18) knotty
19) disordered
20) inextricable
21) involute
22) unsized
23) motley
24) obscure
25) wooly
26) mazy
27) turbid
28) deep
29) calico
30) woolly
31) unclassified
32) knotted
33) kinky
34) disconcerted
35) inexplicit
36) out of square
37) hugger-mugger
38) chequered
zarf
1) disorderly

karışık eş anlamlısı

çapraşık
sf. 1. Girift: "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı." -R. E. Ünaydın. 2. mec. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak: "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu." -E. İ. Benice.
dağınık
sf. 1. Geniş bir alana yayılmış olan. 2. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. 3. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık: "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu." -P. Safa. 4. Hoş görünmeyen, uyumsuz: "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın." -M. Ş. Esendal. 5. mec. Düşüncelerini toparlayamayan: Şu anda kafam çok dağınık.
düzensiz
sf. 1. Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam: "Parasız, arkadaşsız, huzursuz, düzensiz, yan aç yarı tok bir yaşam sürdürüyorduk." -A. Kutlu. 2. Sistemsiz.
intizamsız
sf. Düzensiz, düzeni olmayan, karışık: "Abdurrahman intizamsız fasılalarla hapşırıyordu." -Ö. Seyfettin.

"karışık" için örnek kullanımlar

Bugünden itibaren tüm et ürünlerinde karışık malzeme kullanılamayacak.
As of today, all meat products can not be used mixed media.
Kaynak: takvim.com.tr
İki aylık gerçekleşme de karışık bir seyir ortaya koydu.
Showed a mixed trend in the realization of two months.
Kaynak: haberturk.com
Ünlü şovmen isteğini de şakayla karışık anlattı: Rüzgar oğlumu oynasın.
The famous entertainer desire jokingly told my son play with wind.
Kaynak: haber.stargazete.com
Şimdi sermaye piyasaları daha karışık, eskisi gibi değil.
Capital markets now more complicated, not like before.
Kaynak: ekonomi.haber7.com
59.33'lük derecesi ile 400metre bireysel karışık dünya rekorunun ve 1:52.99'luk derecesi ile 200metre bireysel karışık dünya rekorunun
Kaynak: László Cseh
Lingua franca veya geçer dil günümüzde birçok farklı dil konuşulan karışık toplumlarda, halkın birbirini anlamak amacıyla kullandığı ortak
Kaynak: Lingua franca
Glee kulübü, geleneksel olarak kısa şarkılar- glee'ler -söylemede uzmanlaşmış erkek ile kadın seslerinden ya da karışık seslerden oluşan
Kaynak: Glee kulübü
Senaristliğini ve yönetmenliğini 2 Oscar adaylığı bulunan Tony Gilroy 'un üstlendiği film, karışık bir dolandırma işini birlikte
Kaynak: Sahtekarlar
Seromuköz bezler; hem seröz hem de muköz salgı salgılayan karışık yapıdaki bezlerdir. Muköz hücreler daha çoğunluktadır. Seröz hücreler
Kaynak: Seromüköz bezler
Genel olarak karışık ve iğne yapraklı ormanlarda grup olarak çalımsı şekilde bulunurlar. E. senticosus a bazen meşe ormanlarında tepe
Kaynak: Sibirya ginsengi
Yalnızlık veya yalnız kalma bir insanın boşluk duygusu yla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık arkadaş
Kaynak: Yalnızlık
Krista, iç membranın mitokondri boşluğu içinde olan bir takım karışık uzantılar. Diğer bir deyişle, mitokondrideki kıvrımlı iç zardır.
Kaynak: Krista
Erkek ve kızlar karışık olarak oynar. Hareketli ve neşeli bir zeybek çeşididir. Aynı oyun Midilli adasındada oynanmaktadır.
Kaynak: Abdal zeybeği
Polarizör tanımlanmamış ya da karışık polarizasyona sahip elektromanyetik dalga lardan oluşan bir ışın demetini iyi-tanımlanmış bir
Kaynak: Polarizör
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.