kaynak ne demek?
- 15 sözlük, 21 sonuç.
BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. spring Osm. memba Alm. Quelle Fr. source
Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer.
BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. source Osm. menba' Alm. Quelle Fr. source
Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. resource
Üretim sürecinde kullanılan üretim faktörlerine verilen genel ad.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. welding Alm. Schweissen Fr. soudage
Metal parçalarını ısı etkisi ile eriterek birbirlerine yapıştırma.
BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. source Alm. Quelle Fr. source Az. menbe'e
(...)
BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. weld Alm. Schweissstelle Fr. soudure
İki metalin birbirine kaynatıldığı bölge.
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu
kaynak anlamı Osm. menba Fr. source
(fizik, jeoloji, coğrafya)
BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. Spring Osm. Menba Alm. Quelle Fr. source
Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer.
BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü
kaynak anlamı İng. initiator Osm. menşe
Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak.
Güncel Türkçe Sözlük
kaynak, -ğı anlamı
is. 1. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz: "Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi." -Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Bir şeyin çıktığı yer, menşe: İnanılır kaynaklardan alınan haberlere göre... 3. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge: "Yabancı bir idare, iktisat, ticaret, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur." -F. R. Atay. 4. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans: Tapu kayıtları onun XVI. yüzyılda yaşadığını gösteren başlıca kaynaklardandır. 5. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. 6. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. 7. mec. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. 8. fiz. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer: Işık kaynağı. Isı kaynağı.
Kişi Adları Sözlüğü
Kaynak anlamı Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
1. Bir suyun çıktığı yer. 2. Neşe, sevinç. 3. Eğlendirici, neşeli kimse.
Türkçe - İngilizce
kaynak anlamı
isim
1) source
2) resource
3) welding
4) weld
5) spring
6) origin
7) fund
8) source material
9) provenance
10) root
11) reserve
12) basis
13) fountain
14) context
15) roots
16) wellspring
17) source of supply
18) seeds
19) fount
20) authorship
21) grass roots
22) bottom
23) font
24) chapter and verse
25) wellhead
26) quarter
27) inquiries
28) rise
29) spore
30) principle
31) paternity
32) womb
33) genesis
34) headspring
35) birth
36) well
37) beginning
38) root-stock
39) fountain-head
sıfat
1) welding
2) spring
3) parent
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kaynak anlamı
1. Eğlence. 2. Eğlendirici, neşeli kimse. 3. Sevimli, çekici kimse.
kaynak anlamı1. Dörttebir karpuz, kavun. 2.bakınız»
kıynak(I)-3.
kaynak anlamı
1. Semerin ağaçlarından biri. 2. Ağaç dalı : Şu kaynağı keşte öbür kaynaklar kuvvet bulsun.
kaynak anlamıCeviz içinin dörtte biri
-Isparta
Aliköy *Çay cuma -Zonguldak
-Elâzığ
Yerleşim Birimleri Sözlüğü
Kaynak anlamıBingöl ili, Karlıova ilçesi,
merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kaynak anlamıErzurum ili,
gaziler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kaynak anlamı
Malatya ili, Balaban bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kaynak anlamı
Malatya ili, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
kaynak eş anlamlısı
göz is. 1.
anat. Görme organı. 2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma:
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3. Oda:
"Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu." -Z. O. Saba. 4. Bakış, görüş:
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak:
"Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?" -T. Buğra. 6. Delik, boşluk:
İğnenin gözü. "Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." -S. F. Abasıyanık. 7. Çekmece:
Masanın gözleri. 8. Terazi kefesi. 9. Nazar:
"İnsanı gözle yiyip bitirirler." -Ö. Seyfettin. 10. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı:
Gözden düşmek. Göze girmek. 11. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri:
Göz aşısı. 12. Bölüm, hane:
Dama tahtasında altmış dört göz vardır. 13. Bazı yaraların uç bölümü:
Çıbanın gözü. Kaynarca öz. is. (kayna'rca) Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
kaynarca is. 1. Kaynak. 2. Sıcak su kaynağı. 3. Hastalara kaynatılarak içirilen pekmez, yağ ve baharat karışımı.
literatür is. 1. Edebiyat:
"Bu olgu, tiyatro literatürümüze bir fıkra olarak geçmiştir." -A. Ağaoğlu. 2. Kaynak:
"Alman subaylarıyla ilerlettiği Almancası ile askerî literatürü günü gününe takip eder." -H. Taner.
memba is. (memba:) 1. Kaynak, pınar:
"Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi." -H. E. Adıvar. 2.
mec. Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer:
"Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar." -M. Ş. Esendal.
menşe is. (menşe:) esk. Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep:
"Yeter ki marazın menşesi anlaşılmış olsun." -A. Gündüz.
pınar is. 1. Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak:
"Paşaoluk Yaylası'nın her bucağından bir pınar kaynar." -R. H. Karay. 2. Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba. 3. Çeşme.
referans is. 1. Tavsiye mektubu. 2. Kaynak. 3. Tavsiye.
"kaynak" için örnek kullanımlar
Sporculara milyon dolar veriliyor, mühendise de
kaynak aktarılır.
Athletes million dollars given, the source is transferred to the engineer.
Kaynak: hurriyet.com.trTabii bu
kaynak da ülkesine vergi veren vatandaşlarımızdan elde edilmektedir.
Of course, tax-paying citizens are derived from this source in the country.
Kaynak: malatyaguncel.comBuradan kazanılan astronomik rakamlar meşru bir
kaynak olarak gösterilebilecek.
Gained here can be shown as a source of legitimate astronomical figures.
Kaynak: hurriyet.com.trKöşe yazısı/haber
kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.
Corner article / news even if the source is not available.
Kaynak: spor.bugun.com.trÜretim ve geliştirmede açık
kaynak(Open_source ), son ürünün tasarımı ve uygulama detayları için erişimi ve ücretsiz yeniden dağıtımı teşvik
Kaynak: Açık kaynakRuhbani
kaynak (P) (veya Ruhbani metin, Priestly source), Belgesel hipotez 'e göre Tora 'yı oluşturan dört kaynaktan biri olup Wellhausen
Kaynak: Ruhbani kaynakKapalı
kaynak,
kaynak kodu açıklanmamış bilgisayar programları için kullanılan genel bir tabirdir. kullanılan kod bütününe
kaynak kodu denir.
Kaynak: Kapalı kaynakKurumsal
kaynak planlaması ya da işletme
kaynak planlaması (İngilizce : E nterprise R esource P lanning - ERP), işletmelerde mal ve hizmet
Kaynak: Kurumsal kaynak planlamasıİki metal in birbiriyle
kaynak yöntemiyle ergitilerek birleştirilmesi için kullanılan tele
kaynak teli denir. Havayla teması kesmesi ve
Kaynak: Kaynak teli