Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

kırılmak ne demek?

 - 4 sözlük, 4 sonuç.

Divanü Lügati't-Türk

kırılmak anlamı
kabuğu soyulmak; malı alınmak, yoksullaşmak; kar kürünmek

Güncel Türkçe Sözlük

kırılmak anlamı
(nsz) 1. Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. 2. Bükülerek kat yeri oluşturmak. 3. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. 4. (-e) Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. 5. Kırgınlık duymak: "Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor." -S. F. Abasıyanık. 6. mec. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak. 7. mec. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak: "Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı." -P. Safa. 8. (-den) mec. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. 9. fiz. Saydam bir orTamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek.

Tarama Sözlüğü

kırılmak anlamı
Helâk olmak, telef olmak, ölmek

Türkçe - İngilizce

kırılmak anlamı
fiil
1) break
2) fracture
3) be broken
4) explode
5) be hurt
6) shatter
7) offend
8) break off
9) chip
10) crush
11) crash
12) be piqued at
13) rive
14) sink
15) snap
16) go to pieces
sıfat
1) be offended

kırılmak eş anlamlısı

azalmak
(nsz) 1. Az denecek bir miktara inmek: "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış" -F. H. Dağlarca. 2. Eskisinden az bir duruma gelmek. 3. Etkisini yitirmek, hafiflemek: Sancısı azaldı.
cesaret
is. (cesa:ret) 1. Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. 2. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği: "Bütün halk türküleri gibi ölenin örnek cesaretini öven türkülerdi bunlar." -N. Cumalı. 3. Cüret. 4. Çekinmezlik, atılganlık.
gücenmek
(nsz, -e) Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak: "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti." -N. Araz.
incinmek
(nsz) 1. Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek: "İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar." -F. N. Çamlıbel. 2. (-den) mec. Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak.
soğuk
is. 1. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu: "Karın soğuğu başka bir tür soğuktur." -S. F. Abasıyanık. 2. sf. Isısı düşük olan, sıcak karşıtı: "Bu el soğuktu ve titriyordu." -P. Safa. 3. sf. Üşütecek derecede ısısı olan: "Güneşli, soğuk bir gündü." -S. F. Abasıyanık. 4. sf. mec. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz: "Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar." -R. H. Karay. 5. sf. mec. Sevimsiz veya yersiz, antipatik: "Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu." -H. C. Yalçın. 6. sf. mec. Cinsel istek duymayan: Soğuk bir kadın. 7. zf. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.
umut
is. 1. Ummaktan doğan güven duygusu, ümit: "Bu umudum, şimdi yavaş yavaş ölüyor." -H. E. Adıvar. 2. Bu duyguyu veren kimse veya şey: "Bir tek umut, bir avuç askerde ve Mustafa Kemal denen bir isimdedir." -F. R. Atay.
yatışmak
(nsz) 1. Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek: "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı." -R. H. Karay. 2. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek: "Nasılsın yavrum, uyuduktan sonra biraz sinirlerin yatıştı mı?" -S. M. Alus. 3. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak: Kargaşa yatıştı. 4. Yan yana, kucak kucağa yatmak: "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız." -İ. Sağır.

"kırılmak" için örnek kullanımlar

Bu ünlü sahnede Harold Lloyd, bir gökdelenin dış cephesinde bulunan büyük bir saatin onun ağırlığı ile kırılmak üzere olan yelkovanına
Kaynak: Safety Last!
Daha sonra kurbanlık hayvan boğulmak ve bel kemiği kırılmak suretiyle öldürülür. Hayvan; derisi, başı, ayağı ve kuyruğu ile birlikte bir
Kaynak: Tayılga
Toplu (revolver) tabancalar : silah kırılmak suretiyle toplu açılır. Toplu açılmak suretiyle topluya fişek yükleme ve boş fişek kovanlarını
Kaynak: Tabanca
Dolayısıyla kırılmak fiili, öznesine göre edilgen çatılıdır. - il ekini içine alan kırmak, birinci örnekte nesne olan kapının camı nı
Kaynak: Fiil
Kıyma birazda soğanla karıştırılarak pişirildikten sonra içine yumurta kırılmak üzere hazırlık yapılırdı. Mıhlama içine kırılacak yumurta
Kaynak: Çoğullu, Gerede

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.