Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

taraf ne demek?

 - 4 sözlük, 4 sonuç.

BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

taraf anlamı
yan.

Güncel Türkçe Sözlük

taraf anlamı
is. 1. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Apartmanın temizliğine azami dikkat edilecek, her taraf pırıl pırıl olacak." -E. Şafak. 2. Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor." -M. Ş. Esendal. 3. Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu." -H. Taner. 4. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: Karşı tarafın adamları. 5. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: Baba tarafı zengin. 6. Bir şeyin belli bölümü, kısmı: Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı.

Türkçe - İngilizce

taraf anlamı
isim
1) side
2) party
3) part
4) hand
5) end
6) way
7) member
8) contractor
9) facet

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

taraf anlamı
Taraf, yön

Doğu Trakya

taraf eş anlamlısı

doğrultu
is. 1. Yön, istikamet: "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." -Anayasa. 2. Tutulan, izlenen yol. 3. mat. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum: Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir. 4. mat. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet.
yan
is. 1. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü: "Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı." -M. Ş. Esendal. 2. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet: "Yaşlı garson yanımıza geldi." -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Yer. 4. Üst. 5. Birlikte, beraberinde olma: "Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler." -N. Cumalı. 6. Bedenin bir bölümü: Sağ yanına inme inmiş. 7. sf. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. 8. sf. İkinci derece olan: İlacın yan etkileri. 9. sf. Tali: "Siyasi partiler kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler." -Anayasa. 10. zf. Bir tarafa yönelerek. 11. mec. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. 12. ask. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. 13. mat. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. 14. sp. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç (II).
yer
is. 1. gök b. Dünya. 2. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân: "İzinsiz bir yere gitmek ne haddime?" -M. Ş. Esendal. 3. Gezinilen, ayakla basılan taban: "Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu." -H. Taner. 4. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge: "Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır." -R. N. Güntekin. 5. Durum, konum, vaziyet: Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir. 6. Ülke. 7. Görev, makam: "Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz?" -M. Ş. Esendal. 8. Önem: Uçağın yurt savunmasındaki yeri. 9. İz. 10. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa: Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar. 11. Ekime elverişli toprak parçası, arazi: Çorak yerde ot bitmez. 12. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal: Toplantı yeri. Kaza yeri. 13. Otel, motel vb.nde kalınacak oda: Yeriniz var mı? 14. Sinema ve tiyatroda veya taşıtlarda oturulacak koltuk, sandalye: "Ön tarafta bir yer bulup oturunca kurnazlığına pek sevindi." -H. Taner. 15. mec. Durum, konum: Sen benim yerimde olsan ne yapardın?
yön
is. 1. Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. 2. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe: Binanın batı yönü. 3. Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet: Bolu yönüne. 4. mec. Tutulacak, izlenecek yol: İşin ekonomik yönü.
yöre
(I) is. Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar.
yöre
(II) is. hlk. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

"taraf" için örnek kullanımlar

Her iki taraf da bu maçlardan güzel hatıralar ile yollarına devam etti.
Both sides continued to roads with wonderful memories of those matches.
Kaynak: hurriyet.com.tr
İnönü Stadı'nda oynana maça iyi başlayan taraf, Kasımpaşa oldu.
Inonu Stadium played by a good start to the game, was Kasimpasa.
Kaynak: internethavadis.com
İnönü Stadı'nda oynanan mücadelede gülen taraf Kasımpaşa oldu.
Kasimpasa Inonu Stadium was played by beaming the fight.
Kaynak: trtspor.com.tr
Karşılaşmaya istekli bir başlangıç yapan taraf ev sahibi Marsilya oldu.
Marseille eager to experience a start was the party host.
Kaynak: goal.com
Taraf, "Düşünmek taraf olmaktır" sloganıyla 15 Kasım 2007'de Türkiye çapında yayın yaşamına başlayan ulusal günlük gazete dir.
Kaynak: Taraf (gazete)
Optimus Prime Transformers evrenindeki iyi taraf olan Autobot'lar ın lideri ve Dünya üzerinde en çok bilinen Transformers karakteridir.
Kaynak: Optimus Prime
Tarafsızlık, genel anlamıyla taraf tutmama, yansız kalma, belirli bir zaman ve mekanda belirlenmiş tutum ve düşünceler arasında tercih
Kaynak: Tarafsızlık
Kontrat, iki ya da daha fazla taraf arasında bir işi yapmak veya geri durmak üzere yapılmış, taraflar için yasal yükümlülük içeren bir
Kaynak: Kontrat
Ombudsman, şikayetleri ve bir takım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf için de tatmin edici çözümler bulan
Kaynak: Ombudsman
İki ihtilaflı taraf arasında çözüme ulaşabilmek için arabulucu ya da kolaylaştırıcı rolündeki üçüncü bir tarafın, klasik diplomasi
Kaynak: Mekik Diplomasisi
Pat, satranç ta bir oyuncunun oyun sırası geldiği halde kurallara uygun hiçbir hamle yapamadığı ancak karşı taraf şah çekmediği için oyunu
Kaynak: Pat
Moral hazard ya da manevi zarar; sözleşme nin taraflarından birisinin, diğer taraf aleyhine sözleşmeden yararlanacak biçimde, davranışını
Kaynak: Manevi zarar
Ön yargı genel ve özel kullanınımlarında bir taraf tutma biçimidir. Bir ideolojik fikri veya bakış açısını koşulsuz desteklemek anlamında
Kaynak: Ön yargı
Nötralizasyon ya da Türkçe anlamı ile yansızlaştırmak, tarafsızlaştırmak, herhangi bir nesneyi hiçbir taraf tutmamamaya itmektir.
Kaynak: Nötralizasyon
Broker, alım ve satım işlemlerine belli bir komisyon karşılığı aracılık eden, işlemleri kendi adına ancak taraf olduğu kişi veya kurumlar
Kaynak: Broker
bir malı göreceli olarak daha az maliyetle üretebildiği bir durumda ticaretin ticaret yapan iki taraf için de nasıl faydalı olacağını anlatır.
Kaynak: Karşılaştırmalı üstünlükler
Singapur Savaşı, (8-15 Şubat 1942) Müttefik ler ile Japon İmparatorluğu 'nun taraf oldukları, dönemin bölgedeki ana ingiliz üssü Singapur '
Kaynak: Singapur Savaşı
Satrançta ilk hamle avantajı, satranç ta ilk hamleyi yapan taraf olan Beyaz ın doğal avantajıdır. Satranç oyuncuları ve teorisyenleri
Kaynak: Satrançta ilk hamle avantajı

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.