Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

uzanmak ne demek?

 - 5 sözlük, 6 sonuç.

BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

uzanmak anlamı
bakınız» uzamak

Güncel Türkçe Sözlük

uzanmak anlamı
(-e) 1. Boylu boyunca yatmak: "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni." -N. Hikmet. 2. Gitmek: "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım." -Y. K. Beyatlı. 3. (nsz) Bir alana yayılmak: "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor." -P. Safa. 4. (nsz) Bir şey boyunca sıralanmak: "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi." -Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Yetişmek, ulaşmak. 6. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak: "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı." -H. R. Gürpınar.

Tarama Sözlüğü

uzanmak anlamı
Uzun sürmek, uzamak.

Türkçe - İngilizce

uzanmak anlamı
fiil
1) lie down
2) reach
3) reach out
4) lie
5) reach out for
6) run
7) run along
8) lounge
9) spread
10) rest
11) recline
12) reach forth
13) kip
14) range
15) outstretch
16) grasp at
17) hand up
18) skirt along
19) snatch at
20) sprawl
21) repose oneself
22) loll
23) kip down
24) be couched
25) be ranging to the

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

uzanmak anlamı
Gitmek, ulaşmak.

Ovacık *Tavas Denizli
*Susurluk Balıkesir
Salman *Akkuş Ordu
Çorum
*Bor, Niğde

uzanmak anlamı
Uzamak, boy atmak.

Bayburt *Selim Kars

uzanmak eş anlamlısı

gitmek
(-e) 1. Bir yere doğru yönelmek. 2. (-den) Bir yerden veya bir işten ayrılmak. 3. Çıkmak, ulaşmak: Bu yol nereye gider? 4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak: Her gün çalışmaya gidiyor. 5. (nsz) Sürmek, devam etmek: "Ama böyle giderse Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin." -M. Ş. Esendal. 6. Yakışmak, yaraşmak: Bu renk ona gitmedi. 7. Tüketilmek, harcanmak: "Eline geçen paranın çoğu da İstanbul'da çoluğa çocuğa gidiyor." -M. Ş. Esendal. 8. (nsz) Götürülmek, gönderilmek: Haber daha yeni gitti. 9. (nsz) Yeter olmak, yetmek, yetişmek: İki ton kömür üç ay gider. 10. (nsz) Yürümek, yol almak: Bu at iyi gider. 11. (nsz) Dayanmak: Bu giysi iki yıl gider. 12. (nsz) Geçmek: Yaz gitti, kış geldi. 13. (nsz) Herhangi bir durumda olmak: Yolculuk iyi gidiyor. Bakalım bu iş nasıl gidecek? 14. (nsz) Yok olmak, elden çıkmak: "Gemiler ve saray hepsi gitti." -F. R. Atay. 15. (nsz) Ölmek: "Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın." -Âşık Veysel. 16. Başvurmak, yapmak: Mahkemeye gitmek. 17. (nsz) Bir şey zarar görmüş olmak: Duvarın boyası gitmiş. 18. (nsz) Makine, işlemek, çalışmak: Bu saat iyi gidiyor. 19. (-den) Satılmak: "Altın kaçtan gidiyor?" -S. F. Abasıyanık. 20. Yapmak: Para ayarlamasına gitmek. 21. mec. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak: Bu işin sonu nereye gider. 22. (yar) Değerlendirmek, saymak, karşılamak: Bu iş hoşuma gitmedi, tuhafıma gitti.
ulaşmak
(-e) 1. Varmak, gelmek: "Doğudan batıya kadar ulaşmış bir zafer bestesi dinliyorum." -R. H. Karay. 2. Elde etmek, erişmek. 3. Yetişmek. 4. Birbirine katılmak, dökülmek: Nehirler denizlere ulaşıyor.
yetişmek
(-e) 1. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak: "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." -Ö. Seyfettin. 2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak: Bu giysi yarına yetişmeli. 3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak: "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." -A. Ş. Hisar. 4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak: "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." -Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Değmek, uzanıp dokunabilmek: Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez. 6. Vakit bulmak, yapabilmek: Ben bu kadar işe yetişemem. 7. (nsz) Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek: Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir. 8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak: "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm." -P. Safa. 9. (nsz) Üremek, büyümek, olmak: "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." -S. F. Abasıyanık. 10. (-de) Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek: "İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben." -Y. Z. Ortaç. 11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. 12. Yardım etmek, yardımına koşmak: "Tam o sırada talih imdadıma yetişti." -R. H. Karay.

"uzanmak" için örnek kullanımlar

Şimdi kupaya uzanmak için bir maç kaldı.
Now, in order to reach the cup was a match.
Kaynak: tr.eurosport.com
Porto ise Malaga karşısında deplasmanda alacağı avantajlı bir skorla çeyrek finale uzanmak istiyor.
Porto will take away the advantage in the face of Malaga wants to reach the quarter-finals with a score.
Kaynak: sporx.com
İlk maçta alacağımız avantajlı bir skor sonucunda rövanş maçını taraftarımızın önünde kazanarak, kupaya uzanmak istiyoruz.
As a result, a score that will be the first game off second leg match in front of taraftarımızın winning the cup would like to reach.
Kaynak: skorer.milliyet.com.tr
Tam, Jessica telefona uzanmak isterken Ethan tekrar gelir ve elindeki çekiçle telefonu kırar. Ethan gittikten sonra çaresizlik içinde
Kaynak: Ölüm Hattı
Daha sonra İkinci Yeni'nin imge anlayışına katılmış, sonra da, toplumcu bir şiire uzanmak istemiştir. Ama her şiirinde Anadolu
Kaynak: Ali Püsküllüoğlu
Bilinç-zihin/beyin-beden” ya da kısaca simgesel olan “psi /phi ” sorununun geçmişine uzanmak istediğimizde, genellikle beklediğimizden
Kaynak: Bilinç
Köyümüzün bulunduğu Bölgenin ALACA tarihi HİTİT M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmak tadır. ALACA HÜYÜK ören yerinde yapılan KAZILARDA çıkan
Kaynak: Sincan, Alaca
Miletoslular M.Ö.670 yıllarında Karadeniz kıyılarına uzanmak fırsatını bulmuşlardır. Bu dönemde Giresun Miletoslular'ın en önemli 5
Kaynak: Aksu, Dereli
Bir somundan diğerine zor uzanmak | Gelirine uygun yaşamakta zorlanmak | 100x100px | Sapsız çapa | Muhtemelen "değersiz şey | 100x100px
Kaynak: Felemenk Atasözleri
Bu örnekteki dallanma kesiği gerçel eksen boyunca uzanmak ve hatta doğru olmak zorunda bile değildir. z 0 noktasını sonsuz noktasına
Kaynak: Karmaşık düzlem
Ondan sonra Bruce uzanmak üzere yatak odasına gitti. Raymond akşam niçin gelmediklerini öğrenmek için onları aradığında Betty , Bruce'un
Kaynak: Bruce Lee
Civarik'te yaylaya çıkmak; Taze kaynaklara uzanmak, kelebek kanatlarıyla serinlemek, kaval eşleğinde su içmek, arılarla çiçekten çiçeğe
Kaynak: Sarıyayla, Nazımiye
Halk içinde gözükmezdi ve şayet huzuruna çıkılacaksa ziyaretçi yere uzanmak ve kesinlikle imparatora bakmamak zorundaydı. Ancak belki
Kaynak: Diocletianus
Kütle türlerinin somut bilgisi konusunda ise, yeryüzünün maddesel niteliğine genel kanılar getirmek ve yeryüzü tarihine uzanmak istemiştir
Kaynak: Johann Wolfgang von Goethe
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.