Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

uzatmak ne demek?

 - 4 sözlük, 5 sonuç.

Divanü Lügati't-Türk

uzatmak anlamı
uzatmak; geciktirmek
uzatmak anlamı
uzatmak

Güncel Türkçe Sözlük

uzatmak anlamı
(nsz) 1. Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak: Saç uzatmak. Tırnak uzatmak. 2. (-i) Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek: "Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar." -M. Ş. Esendal. 3. (-e) Bir şeyi vermek için birine yöneltmek: "Şu köşe rafında toz şeker kutusu var, uzatıver bana." -A. Gündüz. 4. Germek: İp uzatmak. 5. Konuşmayı sürdürmek: "Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar." -M. Ş. Esendal. 6. (-e) Vermek, göndermek: Can, topu Zeki'ye uzattı.. 7. (-i) Süreyi artırmak, temdit etmek: "Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi." -İ. O. Anar.

Tarama Sözlüğü

uzatmak anlamı
Uzaklaştırmak.

Türkçe - İngilizce

uzatmak anlamı
fiil
1) extend
2) stretch out
3) stretch
4) prolong
5) lengthen
6) hold out
7) elongate
8) reach
9) augment
10) belabor
11) grow
12) protract
13) drag out
14) stick
15) hand
16) spin out
17) renew
18) spread
19) continue
20) belabour
21) stick out
22) outstretch
23) enlarge
24) sidestep
25) pad out
26) rack
27) pull out
28) repose on
29) span
30) pass
31) sprawl out
32) stand over
33) hold over
34) draw out
35) eke out
36) turn to
37) wiredraw

uzatmak eş anlamlısı

germek
(-i) 1. Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek: "Yayı daha germe / Kıracaksın." -B. Necatigil. 2. (-i, -e) Gergin bir şeyle örtmek. 3. Kol, bacak, uzatmak. 4. mec. Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek.
göndermek
(-i, -e) 1. Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek: "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu." -H. E. Adıvar. 2. Yetki vererek gitmesini sağlamak. 3. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak: Güneş dünyaya ısı ve ışık gönderir. 4. Yolcu etmek. 5. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak.
temdit etmek
uzatmak, sürdürmek.
vermek
(-i, -e) 1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek: "Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm." -Ö. Seyfettin. 2. Bırakmak veya bağışlamak: "Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım." -H. C. Yalçın. 3. Ondan bilmek, atfetmek: "Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi..." -F. R. Atay. 4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek: "Geçenlerde bir derginin, ‘Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum." -H. Taner. 5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek: "Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler." -A. İlhan. 6. Herhangi bir duruma yol açmak: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim." -Y. K. Karaosmanoğlu. 7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak: Yemek vermek. Balo vermek. 8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek: Konser vermek. Resital vermek. 9. Topluluk önünde bilimsel konudaki bildirisini sunmak: Konferans vermek. 10. Satmak: Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul. 11. Kızı, kadını biriyle evlendirmek: "Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar." -H. E. Adıvar. 12. (-i) Ödemek: "Haydi ... arabaya atlayın... Köşkten parayı verirler." -P. Safa. 13. Yaymak: Ses vermek. Korku vermek. Işık vermek. 14. Bitki ve ağaç, ürün üretmek: "Dal budak saldı, yemiş vermeye başladı." -R. E. Ünaydın. 15. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak: "Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor." -R. H. Karay. 16. Hepsini herhangi bir duruma sokmak: Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek. 17. Sahip olmasını sağlamak. 18. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek: Hareket vermek. Biçim vermek. 19. Tespit etmek: Randevu vermek. Ad vermek. 20. Kazandırmak, katmak: Tat, çeşni vermek. 21. Ayırmak, harcamak: Emek vermek. Zaman vermek. 22. Dayamak: Duvara sırtını verip çömeldi. 23. (yar) Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur: alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek.

"uzatmak" için örnek kullanımlar

Zannettiğiniz gibi pompa hortumları araca uzatmak için mi o kadar uzun.
You would think so long as the pump hoses to extend the vehicle.
Kaynak: finans.mynet.com
Öte yandan Apple'ın davayı uzatmak için elinden geleni yapacağı da aşikar.
On the other hand, will do their utmost to extend Apple's case, the obvious.
Kaynak: pclabs.com.tr
Alman futbolcu Beşiktaş'la olan sözleşmesini uzatmak istediğini de belirtti.
German footballer wants to extend its agreement with Beşiktaş'la said.
Kaynak: ntvspor.net
İşletme ömürlerini uzatmak için bilinci artırmalıyız.
To extend the life of the consciousness of business increase.
Kaynak: haberciniz.biz
Soğuk hava deposu, yiyeceklerin depolama ömrünü uzatmak, gıda imalatında proses sıcaklığını düşürmek amacıyla kurulan, duvarları ve çatısı
Kaynak: Soğuk hava deposu
Periskopun ince ve uzun olması istenir ancak periskop boyunu uzatmak için de ara mercekler kullanılır. Boy uzayıp çap daraldıkça ışık
Kaynak: Periskop
sınıflandırılan kuş türlerine benzerlik gösterseler de bunlardan uçarken boyunlarını uzatmak yerine geriye çekmek özellikleri ile ayrılırlar.
Kaynak: Balıkçılgiller
Bu mobilya oturmak için kullanılabileceği gibi, bazı durumlarda koltuğun önünde ayağı uzatmak için ayak iskemlesi olarak da kullanılabilir
Kaynak: Ayak iskemlesi
Aynı biçimde yazılan sözcüklerin ayrılmasında ve İ harfini uzatmak için kullanılır. Genellikle Arapça ya da Farsça kökenli kelimelerde
Kaynak: Î
1930'lardan bu yana ilaç endüstrisi tarafından aşıların raf ömrünü uzatmak ve aşı sıvısı içinde bakteri üremesini engellemek için
Kaynak: Tiyomersal
Teleojik yaklaşım, tarih te gerçekleşmiş herhangi bir olayı ya da olguyu, gerçek çi olmayan bir amaç doğrultusunda çarpıtmak, uzatmak ya da
Kaynak: Teleojik yaklaşım
Î - veya î , Türk Alfabesi'nde resmî olarak yer almayan fakat aynı biçimde yazılan sözcüklerin ayrılmasında, İ harfini uzatmak için
Kaynak: I (anlam ayrımı)
Determinizmin köklerini Thales 'e kadar uzatmak mümkündür. Gerçekte evrenin te­mel ilkesi olarak Thales su'yu, Anaksimand-ros "apcrion
Kaynak: Determinizm
Yüzüklerin Efendisi'ndeki Ekler'e ve -önceki yazılarına göre daha az yer tutan- son dönem yazılarına bakılarak, bu periyodu uzatmak
Kaynak: Birinci Çağ
Menzili uzatmak için kanatların içine yakıt tankları yerleştirilmiştir. Fw 190, 855 litre yakıt tankına sahipken, Ta 152'de 1650 litre
Kaynak: Focke-Wulf Ta 152
Görev süresini 1967 'ye değin uzatmak amacıyla 1961 'deki yasama meclisi seçimlerine hile karıştırması ve despotça önlemlere başvurması,
Kaynak: François Duvalier
Parlamentoda görev süresini uzatmak için bir anayasa değişikliği önerildiyse de Şehab süresi sona erdiğinde cumhurbaşkanlığından ayrıldı
Kaynak: Fuad Şehab
Havaalanını genişletmek ve pisti uzatmak gibi öneriler vardır. Pist şu anda 1250 metre uzunluğundadır. Bunu daha fazla genişletebilmek,
Kaynak: Vágar Havaalanı
algoritmalarda kullanılan bir varyasyon, iki ayrı boşluk cezası uygulamadır: biri boşluğu açmak içindir, öbürü ise boşluğu uzatmak içindir.
Kaynak: Dizi hizalaması
yası gereğinden fazla uzatmak gibi şeyler, kısaca, ölüm ve defin sürecinin tamamlanmamışlığı, gideni bir şekilde geri getirecektir herhalde.
Kaynak: Hayalet Bilimi ve Hayali Kimlikler Neo Osmanlıcılık, Özal ve Balkanlar
Ethel sohbeti uzatmak için uğraşsa da Ray kıza ilgi göstermez. En sonunda sevgilisinden parfüm şişesi içinde alkol getirmesini ister.
Kaynak: Doğumgünü Çocuğu
Eğer bir Shinigami bir insanın yaşam süresini uzatmak için onu öldürecek kişiyi Defterine yazıp öldürürse o Shinigami de ölür.
Kaynak: Ölüm Defteri'nin kuralları
Sağlık durumunda düzelmenin sürdüğünü açıklayan doktorları, beyinde su toplandığını ve tedaviyi uzatmak zorunda kaldıklarını söylediler.
Kaynak: İbrahim Şahin (polis)

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.