Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

yayılmak ne demek?

 - 4 sözlük, 9 sonuç.

Divanü Lügati't-Türk

yayılmak anlamı
yayılmak, dağılmak, ayrılmak
yayılmak anlamı
ırgalanmak, yayılmak, salınmak
yayılmak anlamı
açılmak, yayılmak; yalabımak, güzelleşmek; çözülmek

Güncel Türkçe Sözlük

yayılmak anlamı
(nsz) 1. Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak. 2. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak. 3. Genelleşmek: "O zamanlarda saz, halkın bütün sınıfları arasında iyice yayılmıştı." -A. Ş. Hisar. 4. Genişlemek, büyümek: "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı." -L. Tekin. 5. Serilmek, döşenmek: Odaya bir kilim yayıldı. 6. Koyun, inek vb. otlamak. 7. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak. 8. mec. Ayrıntıya girmek, açılmak: "Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum." -O. V. Kanık.

Türkçe - İngilizce

yayılmak anlamı
fiil
1) spread
2) loll
3) pervade
4) spread out
5) expand
6) sprawl
7) splay
8) diffuse
9) emanate
10) fan
11) stretch
12) be rife
13) branch
14) disperse
15) go
16) overspread
17) resound
18) ramp
19) get round
20) circulate
21) effuse
22) fan out
23) ramble
24) permeate
25) outstretch
26) grow rife
27) scatter
28) mushroom
29) lounge
30) get around
31) spread oneself
32) get about
33) unfold
kelime öbeği
1) be out at grass

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

yayılmak anlamı
Otlamak.

*Eğridir köyleri, *Yalvaç -Isparta
-Burdur
Çöplü *Çivril -Denizli
*Bozdoğan -Aydın
-Manisa ve çevresi
*Susurluk -Balıkesir
Kızılcaören -Kütahya
Tokat -Eskişehir
*Düzce -Bolu
*Kurşunlu -Çankırı
*İskilip -Çorum
-Sinop
*Çarşamba -Samsun
*Merzifon -Amasya
*Zile, Heris *Artova -Tokat
Salman *Akkuş -Ordu
*Maçka -Trabzon
-Rize köyleri
*Ağın -Elâzığ
*Antakya -Hatay
Maksutlu *Şarkışla, *Gemerek, Hacıilyas *Koyulhisar -Sivas
Sarıhamzalı *Sorgun -Yozgat
Çanıllı *Ayaş -Ankara
Bahçeli *Bor -Niğde
*Ermenek -Konya
*Mut ve köyleri, Uzuncaküre, Afşar *Silifke, Civanyaylağı *Mersin -İçel
*Milas -Muğla
*Lüleburgaz -Kırklareli

yayılmak anlamı
Açık saçık, saygısızca oturmak, yatar gibi uzanmak.

*Düzce -Bolu

yayılmak anlamı
Evliyken, başkasıyla ilişki kurmak.

*Bozdoğan -Aydın

yayılmak anlamı
< ET yayılmak: yayılmak. || yayelmek

yayılmak eş anlamlısı

açılmak
(nsz) 1. Açma işine konu olmak: "Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış." -A. Ümit. 2. Renk koyuluğunu yitirmek: Perdenin rengi açıldı. 3. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak: Ateşi düşünce hasta açıldı. 4. Denizde kıyıdan uzaklaşmak. 5. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. 6. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. 7. İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak: Fazla açıldığı için iflas etti. 8. Genişlemek, bollaşmak: Ayakkabısı açıldı. 9. Delinmek, yırtılmak: Pantolonun dizleri açıldı. 10. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek: "Belki hava açılıyor." -R. H. Karay. 11. Gereken güce ulaşmak: Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı. 12. (-e) Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek: "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi." -P. Safa. 13. (-e) Kapı, yol vb. geçit vermek: "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı." -H. Taner. 14. Yüzerken kıyıdan uzaklaşmak: "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım." -Y. K. Beyatlı. 15. mec. Ayrıntıya girmek.
büyümek
(nsz) 1. Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek: "Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken." -F. H. Dağlarca. 2. Yetişmek: "İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm." -A. Gündüz. 3. Yaşı artmak, yaşlanmak: "Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti." -Ö. Seyfettin. 4. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak: "İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü." -M. Ş. Esendal. 5. Sayıca artmak. 6. Genişlemek: "Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu." -F. F. Tülbentçi. 7. Önem ve değer kazanmak: "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız." -O. S. Orhon.
genelleşmek
(nsz) Genel duruma gelmek, genel bir durum almak, taammüm etmek.
genişlemek
(nsz) 1. Geniş duruma gelmek, büyümek. 2. Bollaşmak. 3. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak: "Ahali dar parmaklıklardan kurtulur kurtulmaz, yelpaze gibi açılıp genişleyerek dağılıyorlardı." -P. Safa. 4. mec. Yaygın duruma gelmek: Ünü, ölümünden sonra daha da genişlemişti.

"yayılmak" için örnek kullanımlar

Çünkü kanserli hücreler yayılmak için bu hormona ihtiyaç duyuyor.
Because I need this hormone to spread cancer cells.
Kaynak: haberturk.com
Orta ve uzun vadede tüm metropol şehirlerde mağazalaşmak ve lojistik merkezler kurarak Türkiye geneline yayılmak istiyoruz.
Medium and long term by establishing logistics centers in all metropolitan cities mağazalaşmak and would like to spread throughout Turkey.
Kaynak: iha.com.tr
PSG'nin eski yıldızlarından David Ginola, Ligue 1 ekibinin Beckham'ı dünya pazarına yayılmak için transfer ettiğini dile getirdi.
PSG's former stars, David Ginola, Ligue 1 team said that Beckham transferred to spread to the world market.
Kaynak: goal.com
Birliği 'nin Ortadoğu 'da yayılmak amacında olduğu inancıyla daha sonraları Truman Doktirini (1947 ) olarak anılacak olan siyaseti oluşturdu.
Kaynak: Dean Acheson
Suya ve neme son derece dayanıklıdır. Levha şeklinde boylu boyunca ahşap yongası ve talaş birbirine paralel yayılmak suretiyle ve her
Kaynak: Yönlendirilmiş yonga levha
Ağ virüsleri , yerel ağ larda ve hatta İnternet üzerinde hızla yayılmak konusunda çok beceriklidirler. Genelde paylaşılan kaynaklar,
Kaynak: Bilgisayar virüsü
Solucanlar yayılmak için bir "taşıyıcı" programa veya dosyaya gereksinim duymadıklarından, sisteminizde bir tünel de açabilir ve başka
Kaynak: Solucan (virüs)
Amacı yayılmak değil bulunduğu sistemde varlığını gizlemektir. Önceleri çok kullanıcılı sistemlerde sıradan kullanıcıların yönetim
Kaynak: Kök kullanıcı takımı
kalan gemileri dağılmış ve elde kalan gemiler Adriyatik denizinin her tarafındaki Venediklilere açık limanlara yayılmak zorunda kalmışlardı.
Kaynak: Sapienza Deniz Muharebesi (1499)
iskeletlerin son yeniden inşaları gösteriyor ki, Triceratops 'un, tam olarak dikilmek ile yayılmak arasında dik bir duruşu vardı(gergedanlar gibi).
Kaynak: Triceratops
topluluğa yayılmak sûretiyle tecelli eden ve sosyal hayatta sınırsız bir sevgi, insanî bir görüş ve mutlak bir birlik halinde, moral
Kaynak: Mevlevîlik
gerisine geçtikten sonra, yeni savunma düzeni alabilmek için yaklaşık 700 kilometrelik bir savunma hattına yayılmak zorunda olacaklardır. "…
Kaynak: Dinyeper Taarruzu
1940dan itibaren Katanya müteffiklerin havadan büyük bombardımanına hedef oldu ve şehirliler etraftaki kırsal alanlara yayılmak zorunda kaldılar.
Kaynak: Katanya
haline geldi ve karşısında 1830'da ele geçirdiği Cezayir 'den Güney'e ve Çad Gölü civarından Kuzeye doğru yayılmak isteyen Fransa 'yı buldu.
Kaynak: Nijer
Bölükler, donanmanın başlattığı bombardıman nedeniyle geride ağaçlık araziye yayılmak zorunda kaldı, ilerleyemedi. Bu durum, cephenin sol
Kaynak: Birinci Kirte Muharebesi
ayyuka çıkmak | 1) göklere çıkmak, yükselmek 2) yayılmak | | aza | üye | | azamet | 1) ululuk 2) çalım, kurum | | azami | en çok, en
Kaynak: Türkçedeki yabancı kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıkları
Alman gece avcılarıda bu sistem yüzünden pek bir şeyde yapamadı, çünkü avcılar bu sistem yüzünden büyük bir bölgeye yayılmak zorunda kaldı
Kaynak: Braunschweig bombardımanı (15 Ekim 1944)
Buna karşın, popülasyonun bir parçasının izole kalmasının daha olasılı hale geldiği geniş bir coğrafi alana yayılmak türleşme şansını
Kaynak: Evrim
Sonuç olarak bu cephe hattına çok zayıf bir kuvvet olacak biçimde yayılmak zorunda kalınmıştı, 1-2 kilometreye kabaca bir takım erat
Kaynak: Stalingrad Muharebesi
yerdeyken yayılmak yerine yakın konumda düzgün sıralar halinde bulunması, Luftwaffe pilotları için onları kolay hedefler durumuna düşürdü.
Kaynak: Barbarossa Harekâtı
Tengrizm sözcüğü henüz yayılmak üzere olduğundan, farklı kavramlara da rastlamak mümkündür. Tengrizm, Tänriizm, Tengrianity. Tengerizm
Kaynak: Tengricilik
Vagonmedya.com
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.