Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

doğal ne demek?

 - 9 sözlük, 9 sonuç.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı İng. native, indigenous Alm. einheimisch Fr. indigène
1. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. 2. Bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.

BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı İng. natural Osm. tabii Alm. natürlich Fr. naturel
Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan.

BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı İng. canonic, canonical Osm. kanonik Lat.canonicalis, canonicus Alm. kanonisch Fr. canonique
Belirli bir uzbilim yapısı için, istenilen amacı en kolay gerçekleştiren.

BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı
tabiî. ~ kişi: hakîkî şahıs (bakınız» gerçek kişi).~ verim: tabiî semere.

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı İng. native
Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan.

BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı Osm. tabiî Fr. naturel
Sanat konularında, zorlamadan, yapmacıktan uzak (yapıt).

BSTS / Zootekni Terimleri Sözlüğü

doğal anlamı İng. native
Kendi doğal alanında bulunma.

Güncel Türkçe Sözlük

doğal anlamı
sf. 1. Doğada olan, doğada bulunan: "Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor." -N. Cumalı. 2. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. 3. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı: Doğal liman. Doğal sınır. 4. Yapmacık olmayan: "Hamileymiş, diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla." -A. Ümit. 5. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi: "Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı." -R. Mağden. 6. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan: "Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal..," -A. Kutlu. 7. Katıksız, saf.

Türkçe - İngilizce

doğal anlamı
sıfat
1) natural
2) native
3) inherent
4) innate
5) free
6) spontaneous
7) indigenous
8) unaffected
9) artless
10) inborn
11) inbred
12) unstudied
13) easy
14) connatural
15) inartificial
16) ingenuous
17) unschooled
18) unsophisticated

doğal eş anlamlısı

katıksız
sf. 1. Katığı olmayan, yavan: "Biraz da katıksız ekmek yiyin." -N. F. Kısakürek. 2. Yabancı bir şeyle karışmamış: Katıksız süt. 3. mec. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen: "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." -Y. Z. Ortaç. 4. mec. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam: "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..." -A. İlhan.
natürel
sf. Doğal: Natürel renk.
saf
(I) is. 1. Dizi, sıra: "Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı." -E. E. Talu. 2. Grup.
saf
(II) sf. 1. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has: Saf tereyağı. 2. mec. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil: "Yenge, açık sözlü, saf bir kadıncağızdır." -R. N. Güntekin. 3. mec. İyi niyetli, art niyetsiz: "Senin bu kadar çocukça saf olduğunu bilmezdim." -P. Safa.
tabii
sf. (tabii:) 1. Doğada olan, doğada bulunan. 2. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi: "Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor." -A. Rasim. 3. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan: "Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir." -Atatürk. 4. Yapmacık olmayan, doğal: "Eğer sürmenin üstüne bunu sürmezsen renk tabii olmaz." -P. Safa. 5. Katıksız, saf, doğal: Tabii meyve suları. 6. zf. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak: "Yurttaşlarım arasında bana bu yabancılığı çektirmemek isteyenler de oldu tabii." -A. Ağaoğlu.

doğal zıt anlamlısı

yapay
sf. 1. Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış, üretilmiş, yapma, suni, sentetik, doğal karşıtı: Yapay gübre. 2. Yapmacık: "En yapay, en saçma sorunları bile güncelleştirip kitleye mal etmekte üstüne yoktu." -T. Yücel.

"doğal" için örnek kullanımlar

Kırgızistan, doğal gaz şirketini Ruslara satmaya hazırlanıyor.
Kyrgyzstan, the Russian natural gas company, is preparing to sell.
Kaynak: bloomberght.com
Mahalleli kalkmayan baz istasyonuna doğal tepkisini gösteriyor.
Shows that the natural reaction of the base station to get up the neighborhood.
Kaynak: canakkaleolay.com
Davutoğlu: "Her iki toplumun da doğal kaynaklarından faydalanma hakkı vardır".
Davutoglu: "Both communities have the right to benefit from natural resources".
Kaynak: kibrispostasi.com
Likopen, doğada en çok domatesin içinde bulunan karakteristik doğal bileşendir.
Lycopene, found in tomatoes in nature, the most characteristic natural component.
Kaynak: gercekgundem.com
Doğal sayılar, mathbb N 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, ... şeklinde sıralanan tam sayılardır. Negatif değer almazlar. "0" doğal sayı olarak
Kaynak: Doğal sayılar
Doğal hukuk kuramı, doğal hukuk veya doğa hukuku (Latince : lex naturalis) içeriği doğal olarak var olan, doğal olarak ayarlanmış ve her
Kaynak: Doğal hukuk kuramı
Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler Dünya'nın doğal kaynaklarını oluşturur. Doğal Hayatı Koruma Derneği 'nin
Kaynak: Doğal kaynaklar
Fizik te doğal birimler, evrensel fizik sabitleri kullanılarak elde edilen ölçü birimleri dir. (c), hız için kullanılan doğal birimlerdir.
Kaynak: Doğal birimler
Doğal öldürücü hücre veya doğal kātil hücre diye adlandırılan bir çeşit lenfosit hücresi. Doğal öldürücü hücreler kemik iliği nde
Kaynak: Doğal öldürücü hücre
Kolombiya'nın doğal bölgeleri, Kolombiya coğrafi yapısı nedeniyle 6 farklı bölgeye ayrılır. Kolombiya toprakları kuzeyden güneye doğru
Kaynak: Kolombiya'nın doğal bölgeleri
Doğal haklar, toplum un her ferdinin sahip olduğu ve devlet ler tarafından esirgenemeyecek olan bazı temel hak lar. Çağdaş doğal hakların
Kaynak: Doğal haklar
Doğal ortamına gönderme, nesli tehlikede veya doğal ortamında tükenmiş türlerin Doğal yaşam alanlarına salınmasıdır. Bazı doğal ortamına
Kaynak: Doğal ortamına gönderme
Uydu, bir gezegen in ya da başka bir uydunun etrafında belirli bir yörüngede dönen gök cismi. Yapay uydu lardan ayırmak amacıyla doğal uydu
Kaynak: Uydu
Konusu doğal gerçekliktir (realite). İnsan düşüncesinden bağımsız olarak var olan her şey doğal gerçekliktir. Fizik başta olmak üzere,
Kaynak: Doğa bilimleri
karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyoloji k, sosyal , ekonomik ve kültür el ortam ve içinde yaşadığımız doğal ortamdır.
Kaynak: Doğal çevre
(L iquefied N aturel G as) sıvı laştırılmış doğal gaz veya LNG İşlenmiş doğal gazı içiresindeki kirliliği arındırarak atmosfer ik basınç
Kaynak: Sıvılaştırılmış doğal gaz
Doğal Dil Üretme (DDÜ), makine gösterimi sisteminden doğal dil üretmeyi amaçlayan bir doğal dil işleme alanıdır. Kimileri DDÜ'yi doğal dil
Kaynak: Doğal dil üretme

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.