Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

saf ne demek?

 - 3 sözlük, 4 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

saf anlamı
(I) is. 1. Dizi, sıra: "Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı." -E. E. Talu. 2. Grup.
saf anlamı
(II) sf. 1. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has: Saf tereyağı. 2. mec. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil: "Yenge, açık sözlü, saf bir kadıncağızdır." -R. N. Güntekin. 3. mec. İyi niyetli, art niyetsiz: "Senin bu kadar çocukça saf olduğunu bilmezdim." -P. Safa.

Türkçe - İngilizce

saf anlamı
sıfat
1) pure
2) naive
3) distilled
4) pristine
5) gullible
6) fine
7) raw
8) innocent
9) refined
10) sterling
11) absolute
12) simple
13) clean
14) mere
15) clear
16) unadulterated
17) elemental
18) credulous
19) genuine
20) unconTaminated
21) undiluted
22) unalloyed
23) unsophisticated
24) real
25) ingenuous
26) immaculate
27) artless
28) honest
29) unmixed
30) homespun
31) elementary
32) guileless
33) unblended
34) unworldly
35) untutored
36) all
37) harmless
38) deceivable
39) witless
40) facile
41) unsuspicious
42) entire
43) candid
44) dewy-eyed
45) pure-minded
46) simple-hearted
47) simple-minded
isim
1) innocent
2) pigeon
3) rank
4) gull
5) gudgeon
6) Simple Simon
7) dupe
8) greenhorn
9) juggins
10) country bumpkin

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

saf anlamı
Saf, temiz

Doğu Trakya

saf eş anlamlısı

arı
(I) sf. 1. Temiz, münezzeh. 2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis. 3. Günahsız.
arı
(II) is. hay. b. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).
bön
sf. Budala, saf, avanak, ahmak: "Sandığınız kadar bön bir insan değilim ben." -N. F. Kısakürek.
dizi
is. 1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra: İki dizi inci. 2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri: "İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz." -A. Ş. Hisar. 3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra: Bir dizi olay. Olaylar dizisi. 4. db. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. 5. ask. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. 6. mat. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. 7. müz. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. 8. sin. ve TV Dizi film.
grup
is. 1. Küme: "Bir kadın grubu gözleri komutanın penceresine dikili duruyor." -H. E. Adıvar. 2. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü: Lehçeler grubu. 3. mec. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. 4. ask. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu: Savaş grubu. Yürüyüş grubu. Savunma grubu.
halis
sf. (ha:lis) Katışık olmayan, katışıksız, saf: "Devşirme değil, cetbecet Türk, özüm gibi halis Sivaslı, aslan gibi kumandan." -N. Hikmet.
has
sf. 1. Özgü: "Anadolu'nun yüksek yaylalarına has, sessiz, pussuz, boz renkli gecelerden biriydi." -R. N. Güntekin. 2. Katışıksız, en iyi cinsten, saf: Has gümüş. 3. Hükümdara özgü olan: Has ahır. Has bahçe. 4. mec. İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse). 5. is. tar. Başmaklık.
katıksız
sf. 1. Katığı olmayan, yavan: "Biraz da katıksız ekmek yiyin." -N. F. Kısakürek. 2. Yabancı bir şeyle karışmamış: Katıksız süt. 3. mec. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen: "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." -Y. Z. Ortaç. 4. mec. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam: "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..." -A. İlhan.
katışıksız
sf. İçine başka şeyler karışmamış olan, arı, saf.
sıra
is. 1. Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi: "Şehir esnafı şekercisinden tutun da berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar." -S. F. Abasıyanık. 2. Bu biçimdeki topluluğun durumu: Sırayı bozmayın. 3. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu: Boy sırası. Yaş sırası. 4. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman: "Bu sırada yan odadan sesler gelmeye başlamıştı." -İ. O. Anar. 5. Tahtadan oturak: "Oturacak yerler tahta sıralardan olur." -S. Birsel. 6. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılan mobilya. 7. Düzen: Sıraya girmek. Sıraya dizilmek. 8.

"saf" için örnek kullanımlar

Bankalar da vatandaşı "saf müşteri" yerine koymayı bırakmalı.
Banks are also a citizen of "pure client" to replace the leave.
Kaynak: ekonomi.bugun.com.tr
Rubin Kazan, uzatmalarda bulduğu 2 golle Levante'yi kupada saf dışı bıraktı.
Rubin Kazan, finds two goals in extra-time cup of pure left out of Levante.
Kaynak: beyazgazete.com
Bu kil mineralleri, görece saf su ile magmatik minerallerin etkileşimiyle oluşuyor.
This clay minerals, composed of relatively pure water and the interaction of magmatic minerals.
Kaynak: haber.sol.org.tr
turda saf dışı bırakarak çeyrek finale yükselmişti.
risen to the quarter-finals by eliminating round.
Kaynak: haberaktuel.com
ayette geçen ve sıra, dizi anlamına gelen saf kelimesinden alır. Saff Suresi'nde Allah'ın kudretinden, yapılamayacak işlerin söylenmemesi
Kaynak: Saff Suresi
Erime noktası, kristal ve saf olan bir madde ise, belirli bir sıcaklıkta katı halden tamamen sıvı hale geçer. Bu sıcaklığa o maddenin
Kaynak: Erime noktası
Element, aynı cins atom lardan oluşan ve kimya sal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf madde lere verilen
Kaynak: Kimyasal element
Fakat saf kil bulmak oldukça zordur. Kilin içerisinde en çok kalker , silis , mika , demir oksit bulunur. Genellikle 0,002 mm'den daha
Kaynak: Kil
Kuartz, oldukça saf silisyum dioksit (SiO 2) kristal lerine verilen addır. Özgül ağırlığı 2,65 g/cm 3, sertliği 7 olan kuvarsa doğada çok
Kaynak: Kuvars
Bileşik, iki ya da daha fazla cinste atomun bir araya gelerek oluşturduğu saf maddelere denir. Bileşiklerin en küçük yapı taşı molekül
Kaynak: Bileşik
ilgilenen bir matematik bilim dalıdır Olasılık kuramının ana öğeleri rassal değişken ler, saf rassal süreç ler, olaylar olarak sayılabilir.
Kaynak: Olasılık kuramı
Gerçek adı cyclotrimethylene-trinitramine olup saf RDX 204 derecede erir ve 1.816 g/cm³ yoğunluktadır. Bu patlayıcı için kullanılan RDX
Kaynak: RDX
Silk & Cashmere saf kaşmir, saf ipek ve kaşipek konusunda uzman, 1992'de kurulmuş, ilk mağazalarını yurt dışında açmış, bugün dünyada 26
Kaynak: Silk & Cashmere
Votka, iki kez rektefiye edilmiş aktif kömürden süzülmüş ve içilebilecek düzeye dek sulandırılımış saf alkoldür. Bunun için özel tat ve
Kaynak: Votka

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2022 © Sözce hakları saklıdır.